E-Mail:
Şifre:

Şifremi Unuttum



Anasayfam Yap    Favorilerime ekle    Sitene Ekle    RSS Üye Sayımız: 1.766.524Üye Olmak İstiyorum | Üye Girişi
Son Dakika
İstanbul: / °C
YGS-LYS
KPSS Hazırlık
SBS Hazırlık
Açık Öğretim
Görüntülü Soru Çözümleri
Bilgisayar Dersleri
Yabancı Dil
Rehberlik
Ödev

Çalışma Ekonomisi Ders Notları 1
Ünite 1

Çalışma ekonomisi: emek piyasasının işleyişi ve bu piyasada ortaya çıkan sorunlarla uğraşan bir disiplin dalıdır.

Çalışma ekonomisini diğer alanlardan ayıran temel özelliği : ilgi alanının insan emeği ve bu emeğin alınıp satıldığı emek piyasası olmasıdır.
Emek piyasaları : emek arz ve talebin karşılaştığı , emeğin fiyatı olan ücret ve çalışma koşullarının belirlendiği piyasalardır.

Emek piyasasının ekonomik rolü :

Özellikle iş arayan işgücüne vasıflarına uygun iş bulabilme,
İşverenlere ise üretimde kullanacakları , ihtiyaç duydukları vasıfta işgücünü seçebilme olanığını sağlamasıdır.
Emek piyasalarının başlıca fonksiyonu : emek arz ve talebinin dengelenmesi ve eşitlenmesidir.
Firmaların faaliyet gösterdikleri 3 piyasa vardır.

Emek piyasası : gerekli bilgilerin sağlanmasında önem taşır
Sermaye piyasası: gerekli bilgilerin sağlanmasında önem taşır
Ürün piyasası : elde edilen ürünün satılmasında önem taşır

Emek piyasasını diğer piyasalardan ayıran özellikleri :
1) Kişisel bir ifadeyi etmesidir
2) İşveren ve işçiler eksik bilgiye sahiptir
3) Arz edilen emek heterojendir
4) Tek bir emek piyasası yoktur
5) Emek piyasalarında grup ilişkilerini etkileyen birçok faktör vardır.

Sendikaların davranışlarını belirleyen sosyal, siyasal , ideolojik etkenler,mal piyasalarındaki firmaların davranışlarını etkileyen faktörlerden farklıdır.

6) Emek piyasasında işçinin pazarlık gücü azdır.
Çalışma ekonomisinin temel kavramları :

1) Çalışma çağındaki nüfus : 15-64 yaş arasıdır.

2) Aktif nüfus: çalışma çağında olan kurumsallaşmamış nüfustan oluşur

3) Kurumsallaşmamış nüfus : okul ,yurt ,otel , çocuk yuvası, huzur evi, özel nitelikli hastane, hapishane, kışla ve ordu evi gibi yerlerde ikamet edenler ile yabancı uyruklular dışında kalan nüfustur.

Aktif nüfus = işgücü + işgücüne dahil olmayanlar

4) İş gücü : bir ülkedeki emek arzını insan sayısı yönünden ifade eder. / bir ülkedeki nüfusun üretici durumunda bulunan yani ekonomik faaliyete katılan kısmıdır.

5) Cesareti kırılmış işçi : işsiz kalan ve çalışmak istediği halde iş bulanmadığından iş aramaktan vazgeçmiş kişilere denir .
İşgücü = istihdam edilenler + işsizler
Devlet istatistik enstitüsüne (die) göre iş gücüne dahil olmayanlar
I. İş arayıp son 3 ayda iş arama kanallarını kullanmayanlar

II. İş aramayıp işbaşı yapmaya hazır olanlar
i) Birincil işgücü : emek piyasasında tam ve sürekli çalışanları kapsar. Örn : aile reisi
ii) İkincil işgücü : bir işe bağımlıklıkları esas sorumlulukları olarak görülmeyenler örn : evli kadınlar, okul çağındaki çocuklar , gençler
6) İstihdam :
a) Geniş anlamda : üretim faktörlerinin üretim sürecinde kullanılmasıdır.
b) Dar anlamda : emek faktörünün üretim sürecinde bir girdi olarak kullanılmasıdır .
Die göre istihdam edilenler

1. iş başında olanlar
2. iş başında olmayanlar

istihdam edilenler
istihdam oranı = _____________________ x 100
aktif nüfus

7) işsizlik : kişilerin çalışma istek ve yeteneklerinin olduğu halde piyasa ücret haddinden iş bulamama durumudur.
8) Eksik istihdam : iş gücünün gereği gibi değerlendirilmemesinden kaynaklanır .

Eksik istihdamın boyutları :

I. Kişi, işin gerektiğinden daha fazla formel eğitime sahiptir.

II. Kişi , formel eğitimi dışındaki bir alanda gönülsüz çalışır.

III. Kişi , işin gerektirdiğinden daha fazla iş deneyimine ve niteliğe sahiptir .

IV. Kişi , gönülsüz olarak yarı zamanlı, geçici veya kesintili istihdamdadır

V. Kişi bir önceki işinden %20 veya daha az kazanmaktadır. –yeni işe başlayanlar aynı kişilerden %20 daha az maaş alırlar-
Görülebilir eksik istihdam : istatiksel bir kavramdır

Görülemeyen eksik istihdam : analitik bir kavramdır .

Zamana dayalı eksik istihdam : çalışma süresinin yetersizliği nedeniyle ilave bir iş arayan ve bu işte çalışmaya müsait olanların durumudur

Zamana dayalı eksik istihdamda 3 kriter vardır
1. ilave çalışmaya istekli olma
2. ilave çalışmaya müsait olma
3. ilave çalışma süresinden az çalışma
yetersiz istihdam : görülemeyen eksik istihdamdan daha geniş bir alanı kapsar .

a) niteliğe dayalı yetersiz istihdam : işçinin kapasitesinin tam olarak kullanılmamasıdır
b) gelire dayalı yetersiz istihdam : elde edilen gelirin çok düşük olmasıdır
c) aşırı çalışmaya dayalı eksik istihdam : -aşırı istihdam- kişilerin gelirlerinin azalmasına rağmen referans döneminkinden daha az sürelerde çalışmak istemeleridir .

Yetersiz istihdamın nedenleri :
1. mesleki niteliklerinin yetersiz yada yanlış kullanılması
2. mevcut işlerdeki gelirin yetersizliği
3. aşırı çalışma süreleri
4. işin yapılmasında gerekli alet ekipman ve eğitimin yetersizliği
5. sosyal hizmetlerin yetersizliği

9) iş gücüne katılma oranı (iktisadi faaliyet oranı)


işgücü
iktisadi faaliyet oranı = _______________ x 100
aktif nüfus


işgücüne katılma oranını etkileyen faktörler
a) ücret oranı
b) emek piyasasının koşulları
c) eğitim düzeyi
d) kentleşme
e) kadınların çalışmasına yönelik sosyal tutumlar
f) teknolojik yenilikler
g) demografik faktörler

işgücüne katılma oranını etkileyen faktörler, bireysel emek arzını etkileyen faktörlerle aynıdır

10) bağımlılık oranı : çalışma çağındaki kişilere bağımlı olan nüfusun ölçüsüdür.

Çalışma çağın dışındaki nüfus
Bağımlılık oranı : ________________________________ x 100
Çalışma çağındaki nüfus

i. çocuk bağımlılık oranı :

15 yaşın altındaki nüfus
Çocuk bağımlılık oranı = ______________________ x 100
Çalışma çağındaki nüfus

ii. yaşlılık bağımlılık oranı :


64 yaşın üstündeki nüfus
Yaşlılık bağımlılık oranı = ______________________ x 100
Çalışma çağındaki nüfus

11) emek verimliliği :

a) verimlilik : üretim sürecine katılan üretim faktörleri ile elde edilen üretim arasındaki ilişkiyi gösterir
b) toplam verimlilik : üretim miktarının üretimde kullanılan toplam miktarına oranıdır.
c) Kısmi verimlilik : üretim miktarının üretim faktörlerinden sadece birine oranıdır.
d) Emek verimliliği : belirli bir dönemde bir firmanın , iş kolunun veya ülkenin ürettiği toplam reel üretim miktarının bu üretimin elde edilmesi için kullanılan toplam emek- saat miktarına oranıdır.


Toplam ürün
Emek verimliliği = __________________ x 100
Çalışılan süre

Emek verimliliğini belirleyen unsurlar :
1. sağlık ve beslenme koşulları
2. birim emek başına düşen sermaye malı
3. teknolojik gelişmeler
4. emek hareketliliği
5. uzmanlaşma
6. toplumdaki verimlilik kültürü
7. kamu politikaları
8. ama en önemlisi : emeğin kalitesidir

Ünite 2

Neo-klasik yaklaşım (boş zaman teorisi)
2 seçenek vardır : çalışma ve boş zaman
Tercihler : bir malın diğer mal ve hizmetlere göre arzu edilebilirliği hakkındaki kişilerin psikolojik hisleri ve sezgileridir. Tercihler subjektiftir. Kişilerin etnik yapısı,sosyo ekonomik sınıfı, mesleği ve kişiliği ile ilgili faktörlerden etkilenir.

Farksızlık eğrisi : üzerindeki her noktada farklı gelir ve boş zaman kombinasyonları ile aynı fayda düzeyini gösterir.
Farksızlık ergilerinin özellikleri

1) Üzerindeki her nokta aynı tatmin düzeyini gösterir.
2) Negatif eğimlidir.çünkü bireylerin daha fazla çalışmaları durumunda boş zamanları azalır
3) Orjine yaklaştıkça boş zaman miktarı azalır
4) Konveks (dış bükey ) eğrilerdir. Çünkü miktarı azalan boş zamanın değeri artar.
5) Orjinden uzaklaştıkça daha yüksek fayda düzeyini gösterirler.
6) Eğriler birbirleriyle kesişmezler.


Bütçe kısıtı : kişinin piyasada kazanabileceği ücret oranı ve üsret dışı gelirleri veri iken bireylerin elde edebileceği bütün gelir ve çalışma süresi kombinasyonlarını gösteren eğridir.

Bütçe kısıtının özellikleri :

1) Negatif eğimlidir. Boş zaman miktarı arttıkça gelir azalır
2) Eğrinin eğimi ücret oranına eşittir.
3) Ücret ve ücret dışı gelirlerdeki değişme bütçe kısıtı ile gösterilebilir.
Çalışma kararı dengesi

Ücret oranındaki değişmeler
1. gelir etkisi : ücret sabitken gelir değişimine bağlı olarak çalışma süresinin nasıl değişeceğini gösterir. Ücret oranı yükseldiğinde bireyin daha fazla boş zaman satın alarak çalıştığı süreyi azaltmasıdır.

2. ikame etkisi: gelir sabitken ücret değişimine bağlı olarak çalışma süresinin nasıl değişeceğini gösteren etkidir. Ücret oranı yükseldikçe zamanı boş olarak geçirmenin maliyeti artar, bu durum bireyi daha fazla çalışmaya yöneltir. Bu etkiye ikame etkisi denir.


Bireysel emek arz eğrisi : çeşitli ücret düzeylerinde bireyin çalışmak istediği süreleri gösteren eğridir.

Geriye kıvrımlı bireysel emek arz eğrisi : düşük ücret düzeylerinde ikame etkisi nedeniyle pozitif, yüksek ücret düzeylerinde ise gelir etkisi nedeniyle negatif eğimli arz eğrisidir.
Piyasa emek arz eğrisi : enek piyasasında çeşitli ücret düzeyleri ile çalışma süreleri arasındaki ilişkiyi gösteren eğridir.
Piyasa emek arz eğrisi hakkında kısa bilgiler:

1) piyasa emek arz eğrisi , bireysel emek arz eğrisinin toplamından oluşur
2) pozitif eğimlidir
3) piyasanın genelinde ikame etkisi baskın olduğu için piyasa emek arz eğrisi pozitif eğimlidir

4) ücretler arttıkça çalışmak istenen ücrette artar, azaldıkça ise azalır

5) ücret oranı yükseldikçe daha çok insan gelir etkisi altına girebileceğinden eğrinin artış hızı yavaşlar yani eğri dikleşmeye başlar
emek arz eğrisi çizilirken çalışma koşulları yerine ücret oranları kullanılır bunun 3 nedeni vardır

1) ücretler ölçülebilir iken , mesleğin diğer özellikleri ölçülemez
2) birçok kişi emek arz kararı alırken ücret oranlarına bakar

3) ücret oranı daha esnektir. Yani çalışma koşulları yavaş değişirken, ücret oranı aydan aya değişir
emek arzını etkileyen ücret dışı unsurlar

1) diğer ücret oranları : alternatif meslekteki ücretteki artış emek arzını azaltır sola kaydırır
2) ücret dışı gelir : artış emek arzını azalatır
3) bireylerin boş zamanı tercih etmeleri : artması emek arzını azaltır
4) işlerin ücret dışı yönleri : çalışma koşullarının iyileştirildiği işlerde emek arzı artar
5) işçi sayısının azalması
i) doğum oranlarının ölüm oranlarından fazla olması : emek arzı artar
ii) emek göçü : göç gelişi emek arzını arttırır

Ünite 3

Emek piyasasının en önemli özelliği : emek talebinin türetilmiş bir talep olmasıdır. Yani işverenlerin mal ve hizmet üretmek için emek talep etmeleridir.

KISA DÖNEM EMEK TALEBİ

1) Kısa dönem : firmanın üretim faktörlerinden bazılarının arttırılabildiği ancak sermaye miktarı ve üretim kapatisenin değiştiremediği zaman dilimidir.

2) Uzun dönem : firmanın bütün üretim faktörlerini değiştirebildiği, yani makine satın alıp bina inşa edebildiği zaman dilimidir.
Üretim fonksiyonu : veri faktör miktarı ve teknoloji düzeyinde üretilebilecek çıktı miktarını gösteren matematiksel bir eşitliktir .
Q=f(K,L) Q= üretim miktarı K= sermaye miktarı L= emek miktarı

1. marjinal karar alma kuralı
talep teorisinin varsayımları
a) firmalar kar maksimizasyoncudur.
b) Firmalar üretim için sadece emek ve sermaye kullanırlar
c) Firmaların bulunduğu ürün ve emek piyasaları tam rekabetçidir yani ürün fiyatı ve ücretler veridir.
d) Emek maliyeti ücretten oluşur.
e) İşgücü tamamen homojendir.
Emeğin marjinal ürünü (MPL): sermaye sabitken emek girdisinin bir birim arttırılması sonucunda toplam üründe meydana gelen değişikliktir.
Emeğin marjinal ürün geliri (MRPL): son işe alınan işçinin toplam üründe sağladığı artışın parasal karşılığıdır.

MRPL= MPL x MR
Azalan verimler kanunu : üretim faktörlerinden biri sabitken diğer faktörün miktarı arttığıldığınfa toplam üründeki artış bir noktadan sonra azalmasıdır.

2. kısa dönemde denge istihdam düzeyinin belirlenmesi :
denge istihdam kuralı -> W= MRPL
W= MPL x MR
*-*Denge istihdam seviyesi nominal ücretin marjinal ürün gelirine eşit veya reel ücretin emeğin marjinal ürününe eşit olduğu noktada oluşur.

3. firmanın kısa dönem emek talep eğrisi
kısa dönem emek talep eğrisi : sermaye ve diğer bütün faktörler sabitken ücret oranı ile firmanın emek talep miktarı arasındaki ilişkiyi gösteren eğridir.
Marjinal ürün geliri eğrisinin negatif eğimli kısmı aynı zamanda bir firmanın kısa dönem emek talep eğrisidir. Çünkü MRPL eğrisi hangi ücret düzeyinde kaç kişi çalıştığını belirler.
MRPL = kısa dönem emek talep eğrisi
4. piyasa emek talep eğrisi : bireysel firmaların emek talep eğrilerinin yatay toplamıdır. Negatif eğrilerdir. Yani ücret yüksedikçe istihdam azalır.

UZUN DÖNEM EMEK TALEBİ
Üretimi gerçekleştirmek için ne kadar emek ve sermaye kullanacağını 2 faktör etkiler :
a) sermeye/emek kombinasyonlarına teknolojinin getirdiği sınırlar(eş ürün eğrileri )
b) üretim faktörlerinin nisbi fiyatları(eş maliyet doğruları )
1) faktörler arası ikame : eş ürün eğrileri
eş ürün eğrisi : bir firmanın belirli bir miktarda üretimi sağlayabilmesi için kullanabileceği çeşitli emek ve sermaye kombinasyonlarını gösteren eğridir.

Eş ürün eğrilerinin özellikleri :
a. negatif eğimlidir. Faktörlerden birinin istihdamı azaldığında aynı üretim düzeyini koruyabilmek için diğerinin kullanımı arttırılmalıdır.
b. Orjinden bakıldığında dış bukeydir. Bunun nedeni : azalan marjinal ikame oranıdır.
c. Orjinden uzaklaştıkça daha yüksek üretim düzeyini gösterir. Çünkü kullanılan emek ve sermaye miktarı artar.
d. Birbirlerini kesmezler.

Marjinal teknik ikame oranı : üretim miktarı sabitken sermayenin emek yerine kullanabileceği orandır.
*.*düzgün kavisli eş ürün eğrileri faktörler arası ikamenin olduğunu L şeklinde ise ikamenin olmadığını gösterir.

2) Faktör fiyatları : eş maliyet doğruları
Eş maliyet doğrusu : sermayenin maliyeti ve ücret oranı veri iken bir firmanın belirli bir miktardaki parasıyla (üretim bütçesi) satın alabileceği farklı emek ve sermaye kombinasyonlarını gösteren eğridir.

Eş maliyet doğrusunun özellikleri :
a) Negatif eğimlidirler
b) Eğimi sabittir ve faktör fiyatlarının birbirine oranına eşittir. (w/r)(w= işgücünün ücreti r: sermayenin kira bedeli )
c) Üretim bütçesindeki değişiklikler eş maliyet doğrusu ile gösterilir.
d) Orjinden uzaklaştıkça daha yüksek toplam harcama düzeyini gösterir.
e) Faktör fiyatlarındaki değişiklik eş maliyet doğrusu ile gösterilir.
*-* maliyetlerin artması eş maliyet doğrusunu sağa kaydırır azalması ise sola kaydırır
*-* sermayenin fiyatındaki azalış eş maliyet doğrusunu sağa kaydırır artışı ise doğruyu sola kaydırır.
3) Uzun dönemde istihdam düzeyinin belirlenmesi : eşürün eğrisinin orjine en yakın eş maliyet doğrusu ile teğet olduğu noktada denge faktör kullanım miktarını belirler (X noktası )
4) Uzun döenmde ücret değişimi
a) Ölçek etkisi : üretim artışı veya azalışı sonucu firmanın optimal üretim düzeyinin değişmesine bağlı olarak emek talebinde meydana gelen değişmedir.
b) İkame etkisi : ücret oranındaki değişmeye bağlı olarak sermayenin emek yerine kullanılması nedeniyle emek talebinde meydana gelen değişikliktir.

KISA VE UZUN DÖNEM TALEP EĞRİLERİ
Uzun dönem talep eğrisi : hem emek hemde sermaye değişken iken ücret oranı ile firmanın istihdam düzeyi arasındaki ilişkiyi gösteren eğridir.

Emek talebini etkileyen ücret dışı unsurlar
a) Ürün talebindeki değişmeler: ürün talebinin artması emek talep eğrisini sağa kaydırır
b) Verimlilik değişmesi : verimliliğin artması eğriyi sağa kaydırır
c) İşveren sayısı : işverenin artması eğriyi sağa kaydırır
d) Diğer üretim faktörlerinin fiyatları : emek ve sermaye ikame iken sağa kayar tamamlayıcı iken sola kayar
Ünite 4
Emek talebinin ücret esnekliği : istihdamın ücret değişmelerine ne ölçüde duyarlı olduğunun göstergesidir.

Talep edilen emek miktarındaki oransal değişim
Ed=____________________________________________
Ücret oranındaki oransal değişim


L
____________
( L1 + L2 )/2
Ed=____________________
L
____________
(W1 + W2 )/2


EMEK TALEP ESNEKLİK TÜRLERİ
1) Ed =0  tam inelastik talep : ücret oranındaki artış emek talebini hiç etkilemiyorsa emek talebi 0 dır

2) Ed =1 birim esnek talep : emek talebindeki yüzde değişim ücretteki yüzde değişime eşittir. Emek talep eğrisi hiperbol şeklindedir.
3) Ed = 8  tam esnek talep : eğer firma cari ücret düzeyinde bütün işçileri istihdam etmeye istekli fakat bu ücretin üzerinde hiçbir işçi istihdam etmeyecekse tam esnek söz konusudur

4) 0< Ed< 1  esnek olmayan talep : ücret oranındaki yükselme veya düşüşler istihdamda oransal olarak daha düşük değişmelere neden olur.
5) 1< Ed <8  esnek talep : emek talebindeki yüzde değişim ücret oranındaki yüzde değişimden büyüktür.

Bir talep eğrisi üzerinde farklı esneklik değerleri
Doğrusal bir emek talep eğrisinin özelliği : eğri boyunca her noktada ücretlerdeki bir birim değişmenin istihdam da aynı miktar değişmeye neden olmasıdır.

Toplam ücret ödemesi : firmaların veri ücret düzeyinde işgücü için yaptıkları toplam ödemeleri gösterir. Ücret oranı ile işçi sayısı çarpılarak bulunur.
TÜÖ = W x L
Şekli ise : talep eğrisi üzerinde seçilen herhangi bir noktanın altında kalır.
Ücret yükselmesi durumunda işverenin işçilerine yaptığı toplam ödemelerini arttırıp azaltması emek talebinin ücret esnekliğine bağlıdır.
Genelleme 1  emek talebi esnekse : ücret oranındaki bir değişiklik toplam ücret ödemesinin ters yönde hareketine neden olur ( W TÜÖ )
Genelleme 2  emek talebi esnek değilse : ücret oranındaki bir değişiklik toplam ücret ödemesinin aynı yönde değişmesine neden olur ( W TÜÖ )

Emek talebinin çapraz ücret esnekliği : emek talebinin diğer üretim faktörlerinin fiyatlarındaki değişmelere ne ölçüde duyarlı olduğunu gösterir.
% LJ
Ej.k=______________________
% Wk


Çapraz ücret esnekliği pozitif ise : ikame edicilik ilişkisi vardır
Çapraz ücret esnekliği negatif ise : tamamlayıcılık ilişkisi vardır


Emek talep esnekliğini etkileyen unsurlar :
Emek talebinin esnekliğini belirleyen faktörler alfred Marshall ve john R. Hicks tarafından özetlenmiştir.

Marshall – Hicks türetilmiş talep kanunları :

1) Ürün talep esnekliği :
- ürün talebinin fiyat esnekliği ne kadar yüksekse emek talebi de o ölçüde esnektir.
- Nihai ürün talebinin fiyat esnekliği yüksekse, fiyat artışının yol açacağı satış ve üretim azalışı büyük olur.
- Ürün talebi esnek değil ise , ücret artışı nedeniyle maliyetlerde oluşan artış fiyat yoluyla tüketiciye yansıtılabilir.

Ürün talebiyle tğretilmiş talep kanunun 2 özelliği vardır.
a) Diğer şeyler sabitken firmanın faaliyet gösterdiği ürün piyasası ne kadar rekabetçi ise, o firmanın emek talep eğrisi o ölçüde esnektir
b) Piyasanın tümü için emek talep eğrisi tek bir firmanın emek talep eğrisine göre daha az esnektir. (daha dik )

2) Emek maliyetinin toplam maliyet içindeki payı
- toplam maliyet içinde emek maliyetinin payı ne kadar fazla ise emek talebi o kadar esnektir.
- Emek maliyetinin toplam maliyet içindeki payının düşük olması, emek talebini ücret artışlarına karşı duyarsız hale getirir ve işçilere avantaj sağlar. Bu özelliğe önemsiz olmanın önemi adı verilir.
3) Diğer üretim faktörlerinin ikame edilebilirliği
-üretimde emeği diğer faktörlerle ikame edebilmek ne kadar kolaysa emek talebi o kadar esnektir
4) Diğer üretim faktörlerinin arz esnekliği
- Diğer üretim faktörlerinin arz esnekliği ne kadar büyükse emek talebi o kadar esnektir.


Ünite 5

REKABETÇİ PİYASALARDA EMEK PİYASASI DENGESİ

1) Tam rekabet piyasasında tek ücret kanunu
Tam rekabetçi emek piyasası : işlerin ve işgücünün homojen ve çok sayıda olduğu şeffaflık ve emek hareketlilğinin tam olduğu sendikaların olmadığı bir emek piyasasıdır. Gerçek hayatta tüm özellikleri ile gözlenebilen piyasa değildir.

Tam rekabetçi emek piyasasının varsayımları
1. firmalar karlarını, işçiler ise faydalarını azamileştirmeye çalışırlar.

2. piyasa şeffaftır. Firmalra ve işçiler piyasadaki işler ve ücretler hakkında tam bilgiye sahiptir.

3. piyasada homojenite vardır. İşçiler beceri ve verimlilik bakımından, işler ise ücret dışı gelirler ve çalışma şartları bakımından homojendir.

4. çok sayıda işçi ve işveren vardır. Sendika yoktur.

5. bütün işler içilerin rekabetine açıktır. Mobilite (emek hareketliliği ) maliyetsizdir.
Denge ücreti : emek arz ve talebini eşitleyen ücrettir. Bu ücret düzeyine razı olup çalışmak isteyen herkes işveren tarafından talep edileceği için piyasada işsizlik olmaz. İşsizliğin olmadığı bu ücret düzeyine piyasayı temizleyen ücret de denir.

*-*Denge altındaki ücret talep fazlasını oluşturur.

2) Tam rekabetçi alt piyasalarda dengeleme
Tek ücret kanunu : tam rekabet piyasalarında kısa dönemde denge ücretinden sapmalar olsa bile , uzun dönemde arz ve talep güçleri piyasayı tekrar denge ücretine getirecektir
3) Piyasa dengesinde değişmeler
İş piyasalarının başlıca görevi işgücünün etkin dağılımını sağlamaktır
a) Talep fazlası : emek arz veya talep eğrilerindeki kaymaya bağlı olarak veri ücret düzeyinde emek talep miktarının emek arz miktarından fazla olmasıdır.

i. Emek arzı sabitken emek talebinin artması : talep fazlası oluşur , yüksek ücret ve yüksek istihdam vardır.
ii. Emek talebi sabitken emek arzının azalması : talep fazlası oluşur , yüksek ücret ve düşük istihdam vardır.

b) arz fazlası : veri ücret düzeyinde emek arz miktarının emek talep miktarından fazla olmasıdır .

i. emek talebi sabitken emek arzının artması : arz fazlası oluşur,düşük ücret ve yüksek istihdam vardır.
ii. Emek arzı sabitken emek talebinin azalması: arz fazlası oluşur , düşük ücret ve düşük istihdam vardır.
4) ücret rijitliği (katılığı ) : parasal ücretlerin sendikalar, toplu sözleşme düzeni veya işverenden kaynaklanan sebeplerle azalamamasıdır.

Ücret azalma yönünde yapışkan iken , piyasada arz fazlası oluştuğunda bozulan dengeye yeniden ulaşılması 2 unsura bağlıdır:
a. nisbi ücretler
b. faktör hareketliliği

5) tam rekabetçi bir firma için ücret ve istihdam düzeylerinin belirlenmesi
*-*emek talebi de marjinal ürün geliri(MRP) ve aynı zamanda marjinal ürün değerine (VMP)eşittir.
Marjinal ürün değeri (VMP) : ilave işçinin istihdam edilmesi ile para birimi cinsinden toplumun sağladığı ekstra üretimi gösterir.
VMP =Son birim işçinin verimliliği x ürün fiyatı
Marjinal ürün geliri (MRP) : ilave işçinin istihdamı ile firmanın para cinsinden sağladığı ekstra üretimi gösterir.

MRP= son işçinin verimliliği x firmanın marjinal geliri
*-* firmanın kaç kişi çalıştıracağı emek arz ve emek talebinin kesiştiği noktada belirlenir.

TEKELCİ BİR FİRMA İÇİN PİYASA DENGESİ

*-*Emek piyasasında tam rekabetçi, ürün piyasasında tekel olan bir firmanın emek arz eğrisi tam rekabetçi firmanın emek arz eğrisi ile aynıdır. Ancak emek talep eğrisi tam rekabetçi firmanın talep eğrisinin daha solunda ve daha diktir.

*-*Bu farklılığın nedeni : tam rekabetçi bir firmada marjinal gelir malın fiyatına eşitken tekelcide marjinal gelir fiyattan düşüktür. Tekelcilerde tek firma olduğu için bu firmanın ürününe olan talep eğrisi aynı zamanda talep eğrisidir.

*-*Marjinal gelir fiyata eşit olamazzz… 
*-*Eğrinin daha dik olması ise : ücret değişmelerine karşı tekelcinin tamdan daha duyarlı olduğunu gösterir
*-* Tamlara göre daha az sayıda işçi çalıştırılır.

OLİGOPOLCÜ BİR FİRMA İÇİN PİYASA DENGESİ 
1)Endüstrideki üretimin büyük bir kısmının az sayıda firma tarafından yapıldığı bir piyasa türüdür.
2)Gerçek hayatta sık rastalanılan bir piyasa türüdür.
3)Firmaların üretim,satış, yatırım ve reklam planlarında karşılıklı bağımlılık vardır.
4)Firmalardan birisinin atacağı adımlar diğer firmaların misilleme yapmalarına neden olur.
5)Firmanın emek arz eğrisi belirli bir istihdam düzeyine kadar yatay eksene paralel daha sonra pozitif eğimlidir.

6)Arz eğrisinin pozitif kısmının enekliği firmaların rakiplerinden eleman transfer etme çabalarına, rakip firmaların işgücünü korumak veya istihdam düzeyini yükseltmek için ücreti ne kadar yükselteceğine bağlıdır.

Ünite 6

Sefalet ücretleri yada daha çok düşük ücretler:
1) Toplumda sosyal barışı tehlikeye sokar.
2) Huzursuzluk yaratır
3) İşçiyi olumsuz etkiler
4) Verimlilik ve ekonominin gelişme hızı düşer.
5) Tüketicisi olmayan malların üretimi ekonomik bunalım yaratır.
Verimliliğin üzerine çıkmış ücretler :
1) İşsizlik yaratır.
2) Tam istihdama ulaşılan ülkelerde ekonomik istikrarı tehlikeye sokar
3) Enflasyona yol açar
4) Sürekli bir gelişmenin olanaklarını kısar
5) Sosyal adaletsizliklere neden olur.
Ücret : ekonomik anlamı ile mal ve hizmet üretiminde harcanan insan emeğinin karşılığı yani emeğin fiyatıdır.

Ücret haddi : (oranı )belirli bir üretim yada zaman birimi başına emeğe ödenen ücrettir. İşçilik maliyetinin hesaplanmasında işveren için önemlidir.

Ücret geliri : iş süresi ile ücret haddinin çarpımıdır. Ancak bu gelire prim ikramiye fazla çalışma ücreti gibi ücret ekleride dahildir.
Brüt ücret : işveren tarafından işçiye ödenen ücrettir. Yani işçi için işletmenin kasasından çıkan ücrettir. İşverenler için önemli olan brüt ücrettir.

Net ücret : işletme tarafından belirli bir dönem için ödenen ücret gelirlerinden vergi ve sosyl sigorta primleri gibi kesintiler yapıldıktan sonra işçinin eline geçen ücrettir. Yani işçinin cebine giren paradır.

Parasal (nominal ) ücret : işçinin eline geçen parasal değerdir. İşveren açısından önemli olan bir ücrettir.

Gerçek (reel ) ücret : ücretin satın alma gücüdür. Belli bir dönemdeki reel ücret o dönemdeki parasal ücretin tüketici fiyat indeksine bölünmesiyle bulunur.

Asgari ücret : bir yandan işçiye sosyal bakımdan uygun asgari bir yaşam düzeyi sağlamaya elverişli olan diğer yandan işverenleri daha düşük ücret ödemekten alıkoyan zorunlu niteliği olan bir ücrettir.


ÜCRET TEORİLERİ
I. KLASİK ÜCRET TEORİLERİ(19, YY ÜCRET TEORİLERİ)
1) Doğal Ücret Teorisi
2) Ücret fonu teorisi
3) Artık değer teorisi
II. MODERN ÜCRET TEORİLERİ (20, YY ÜCRET TEORİLERİ)
1) Marjinal verimlilik teorisi
2) Pazarlık teorisi
3) Satın alma gücü teorisi
4) Etkin ücret teorileri

I. KLASİK ÜCRET TEORİLERİ (19, YY ÜCRET TEORİLERİ)
1) Doğal ücret teorisi: cantilion, turgot ve smith tarafından ortaya konup Ricardo tarafından geliştirilmiştir.

Bu teoriye göre ücret: bir işçinin yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan tüketim mallarını sağlamaya yeten ve işçiye emeğinin karşılığı olarak verilen para ve maldır. Doğal ücret teorisinde genel ücret düzeyini belirleyen temel düşünce malthusun nüfus teorisidir. Buna göre kısa dönemde piyasa ücrete geçici olarak doğal ücret düzeyinin altında ya da üstünde olabilir. Ancak uzun dönemde piyasa ücreti ve doğal ücret aynı noktada buluşur.


Doğal ücret teorisine yöneltilen eleştiriler
1) Teori maltushun nüfus teorisine dayandırılmıştır. Oysa ki gıda maddelerindeki artışın nüfus artış hızının gerisinde olduğunu ileri süren malthusun teorisi gerçekleşmemiştir.
2) Teori evlenme ve doğumların gelirle orantılı olarak artıp azalacağını ön görmüştür. Ancak refah düzeyi arttıkça doğum oranları azalmıştır.
3) 20. yy da batı ekonomilerindeki nüfus artışıyla ortaya çıkan gerçek ücret artışlarını açıklayamamıştır.

2) ücret fonu teorisi: j.s. mill tarafından ortaya atılmıştır. Buna göre ücret düzeyini iş gücü hacmi ile ücretlendirilmesine ayrılan ve değişmeyen fon arasındaki ilişki belirler.
Ücretlerin ödenmesine ayrılan fon
Ücret düzeyi= _______________________________________
İşçi sayısı


W = F / N
Bu teoriye yöneltilen eleştiriler:
a) Belirli bir zaman da ücretleri ödemek için mevcut para miktarı ve iş gücü hacmi sabit kabul edilemez.
b) Ücret fonu ve iş gücü hacmi belli sınırlar içinde esnektir.

3) artık değer teorisi: karl marx tarafından ortaya atılmıştır. Buna göre işçi iş veren tarafından sömürülür. Ve ürettiği değerin karşılığı olan ücret kendisine tam olarak verilmez. Bir kısmına el konulur.

Artık değer = emeğin yeniden üretimi için gerekli olan değer ile emeğin yarattığı toplam değer arasındaki farktır.

Emeğin kullanım değeri = emeğin fiilen çalıştığı süre içinde ürettiği değerdir.
Emeğin değişim değeri = emeğin kendini yeniden üretebilmesi için satın alabileceği malların değerine eşittir.

*-* iş günü zamanının uzaması mutlak olarak artık değeri arttırır. Nisbi artık değer artışı ise iş gücü veriminin artışına bağlıdır.
Yedek işsizler ordusu: piyasa da sürekli olarak emek arzını talebin üzerinde tutmak da ve bu da asgari geçim düzeyinde bir istihdamı olanaklı kılmaktadır. Yani emek arzı talebin üzerinde olduğundan ücretler yükselmemektedir.
*-*malthusun teorisini kabul etmez ücretlerin uzun dönemde asgari geçim düzeyine aşamayacağını savunur.
Bu teoriye yöneltilen eleştiri ücretlerin asgari geçim düzeyine geçemeyeceğini savunan klasiklerin doğal ücret teorisine dayanmış olmasıdır.
II. Modern ücret teorileri (20, yy ücret teorileri)

1) Marjinal verimlilik teorisi: Belirli bir istihdam düzeyinde ücretlerin çıkabileceği en yüksek düzeyi yani tabanı belirtir. Bu taban verimliliğe bağlıdır. Ve verimlilik artmadığı sürece ücret düzeyi de artmaz.

Marjinal verimlilik teorisinin var sayımları:
a) İş verenler ilave emek birimlerini gerektirecek olası verimlilik artışını peşinen ölçebilirler.
b) İş verenler arasında emek temini konusunda tam ve mutlak bir rekabet vardır. Eğer bu olmazsa emeğe verimliliğin altında ücret ödenir.
c) İşçiler marjinal verimliliğinin ne olduğunu bilirler.
d) İşçiler arasında piyasa da tam ve mutlak bir rekabet vardır.
e) Emek ve sermayenin hareketliliği tamdır.
f) Bütün işçiler iş bulabilir ve istihdam edilebilirler.
g) Sermayenin tamamı kullanılır


Marinal emeklilik teorisine yöneltilen eleştiriler

1. marjinal verimliliğin ölçülmesini sorunu vardır.
2. firmaların her zaman kar max. Dur
3. teorinin kabul ettiği sermeye emek ikamesi her üretim alanında geçerli olmadığından bazen emeğin marjinal ürün eğirisi çizilemez.
4. ücretler ve verimlilik arasında bu teoride ön görülmeyen bir koralasyon vardır.
2) pazarlık teorisi: işçi ve iş veren arasında pazarlık sonucu belirlenir. Ücretlerin en düşük ve en yüksek limitleri vardır. İşçiler en yüksek iş verenler en düşük limitten pazarlığı başlatır.

İş verenin ödemeye razı olabileceği en yüksek ücret düzeyi işletmenin kazanç düzeyine rekabet gücüne emek maliyetlerinin çok yükselmesi durumunda ortaya çıkabilecek satış kayıplarının büyüklüğüne bağlıdır. En düşük ücret düzeyi ise işçilerin yaşam standartlarının düşürülmesi karşısında göstereceği direncin gücüne sendikaların gücüne ve grevfonlarının büyüklüğüne bağlıdır.

3) Satın alma gücü teorisi: artan ücretler her zaman üretimde bir artış meydana getirmelidir. Üretim devamlılığı üretilen mal ve hizmetleri satın alma gücüne sahip birimlerin talebine bağlıdır.
4) Etkin ücret teorileri: işçilere piyasa ücretinin üzerinde bir ücret verilmesi durumunda emek verimliliği artar.

Etkin ücret teorileri :

1. beslenme teorisi: iyi ücret alan işçi iyi beslenir. Sağlıklı işçi daha verimlidir. Denge ücret düzeyinin üstünde ücret alır. Az gelişmiş ülkeler içindir.
2. işçi devri teorisi: yüksek ücretler işçi devrini düşürür. .gelişmiş ülkelerde görülür.
3. seçim teorisi: denge ücret düzeyinin üstünde ücret öderse daha nitelikli işçilere istihdam eder. Bu da iş yerinde ki verimliliği arttırır. Yüksek ücretler işçilere daha iyi çalışmak konusunda motive eder.

Ünite 7

Ücretler konusunda teori-pratik uyuşmazlığın nedeni teorinin yanlışlığı değil var sayımlarının gerçek hayatta gözlenmeyeşidir.

Örneğin:

a) İşçiler birbirinden farklıdır. Yani homojen değildir.
b) İşçiler aynı özellikleri taşımaz.
c) Emek piyasasının işleyişinde aksaklıklar vardır.
d) İşçiler ücret farklılıklarından haberleri olmayabilirler.
e) İşçiler ücret farklılıklarının bilse bile mobilite kolay ve maliyatsiz değildir. Dolayısıyla ücretlerin yüksek olduğu piyasaya girip ücreti dengeleyemezler.
Tüm bu nedenler piyasalar arasında ücret farklılıkları ortaya koymuştur.

Ücret farklılıklarının nedenleri:
I. İşlerin heterojenliği
1) Telafi edici ücret farklılıkları ( TEÜF)
2) İşlerin beceri gereklerinin farklı olması
3) Etkin ücret ödemeleri
4) Diğer iş veya iş veren heterojenlikleri
a) Sendika üyeliği
b) Firma ölçeği
c) İş verenin ayırım yapma eğilimi
II. İşçilerin heterojenliği
1) Bireysel tercihlerin farklılığı
2) Beşeri sermaye farklılığı

III. İş piyasası aksaklıkları
1) Bilgi eksikliği
2) Emek hareketliliğini engelleyen unsurlar

I. İşlerin heterojenliği

1) TEÜF = işlerin altarnatif işlerle olmayan istenmeyen özelliklerini tazmin etmek amacıyla işçilere yapılan fazladan ödemelerdir. Eşitleyici ücret farklılığı da denir. Emek arzına bağlıdır. Ve zaman içinde sürekliliğini korumayabilir.

TEÜF nin uygulanabilmesi için işçilerin işin özelliklerine ilişkin bilgi sahibi olmaları gerekir.

TEÜF ün uygulama nedenleri:
a) Ölüm ve yaranlanma riski
b) İşin yapıldığı yer
c) Gelir düzenliliği
d) İşlerin prestijlerinin farklı olması
e) İşçinin işin yapılışında ne derece insafiyete sahip olmaları
f) İşin güven gerektirmesi
g) Firma tarafından sağlanan beşeri sermaye veya iş yerinde eğitim
h) Yan ödemeler

2) işlerin beceri gereklerinin farklı olması: meslekler farklı beceri düzeyi gerektirir.
3) etkin ücret ödemeleri: en nitelikli işçileri seçme imkanıdır. Ona göre ücret farklılığı ödenir.
4) diğer iş veya iş veren heterojenlikleri
a) Sendika üyeliği: benzeri işleri yapan iki işçiden birinin sendika üyesi olması diğerinin aleyhine bir ücret farklılığı yaratır.
b) Firma ölçeği: yüksek ücretler büyük firmalar tarafından ödenir.

Ücretli ile firma ölçeği arasındaki pozitif ilişkinin nedenleri:
1) Büyük firmalarda emek verimliliğinin yüksek olması nedeniyle yüksek ücret ödenir.
2) Büyük firmalarda sendikalaşmanın olması
3) Büyük firmaların metropolitan alanlarda kullanılması
4) Büyük firmalarda iş gücünün denetlemenin güç ve maliyetli olması


c) İş verenin ayırım yapma eğilimi: kadınlar gençler yaşlılar göçmen işçiler gb grupların verimli olmadığının düşünülmesi

II. İşçilerin heterojenliği
1) Bireysel tercihlerin farklılığı: kişilerin, işlerin özelliklerine yönelik bakış açıları farklıdır.
2) Beşeri sermaye farklılığı: Emek piyasalarında birbirleri ile rekabet edemeyen gruplar 2 nedenle ortaya çıkar;
a. Bireylerin sahip olduğu eğitimin miktarı ve kalitesi farklıdır
b. Kişiler farklı öğrenme ve uygulama yeteneklerine sahiptir

III. İş piyasası aksaklıkları
1. bilgi eksiklikleri:
dolaylı maliyet : işsizin o ana kadar bulabildiği işte çalışıyor olmaktansa iş aramaya devam etmesinin bedelidir. Ve reddedilen işin ücretine eşittir.
2. emek hareketliliğini etkileyen unsurlar:

Ünite 8

BEŞERİ SERMAYE TEORİSİ VE RESMİ EĞİTİM

Klasik iktisatçılardan Adam smith 1776 yayınladığı “ulusların zenginliği” adlı kitabında “eğitimin getirisinin sermaye yatırımının getirisinden az olmaması” gerektiğini ortaya koymuştur. Bundan sonra T. Schultz, J. Mincer, G. Becker gb iktisatçılarda smith i destekleyerek beşeri sermaye teorisini geliştirmişlerdir.

Teori; eğitimin verimliliği ve buna bağlı olarak geliri arttırdığını savunur.
Yatırım: yapıldığı muhasebe döneminin ötesinde gelir akımı sağlayan harcamalardır.

Beşeri sermaye yatırımı: resmi eğitim, iş yerinde eğitim, sağlık hizmeti göç ve iş arama gb faaliyetlerden oluşur.
Bir toplumun toplam serveti beşeri ve beşeri olmayan sermayenin toplamıdır.

Beşeri olmayan servet: arazi bina ve makine stoğudur.
1) Eğitim yatırımından beklenen getiri
a. Daha yüksek gelir sahibi olmak
b. Daha iyi bir iş tadmini sağlamak
c. Daha çekici istihdam olanakları
d. Daha yüksek stadü
e. Sosyal prestij
Eğitim yatırımlarının yarattığı 3 maliyet
a. Doğrudan maliyet: harçlar, kitaplar ve diğer malzemeler için yapılan harcamalar ( cüzdanda yapılan maliyet)
b. Fırsat maliyeti: toplam eğitim maliyetinin %75 ini oluşturur
c. Piskolojik maliyet: eğitim güç ve sıkıcı olarak nitelendirilir.

2) yaş gelir profilleri: bireyin eğitim yatırımı yapıp yapmayacağı kararı maliyetlere oranla faydanın büyüklüğüne bağlıdır.





Yakalanma noktası: üniversite eğitimi sonrasında emek piyasasında çalışmaya başlayan bir kimsenin liseden sonra doğrudan emek piyasasına giren diğerinin gelir seviyesini yakaladığı noktadır.

3) eğitim yatırım kararı
bugün ki değer: gelecek dönemlerde elde edilecek gelir ve maliyetlerin bir iskonto olayı ile iskonto edilmesidir.
Eğitim yatırım kararı 2 farklı yöntemle alınır:

1.
• eğitim yatırımının net bugün ki değeri > 0  yatırım kararı rasyoneldir
• eğitim yatırımının net bugün ki değeri < 0  yatırım karlı değildir.

2.
• İçsel getiri oranının hesaplanmasıdır. İçsel getiri oranı: alternatif iki beşeri sermaye yatırımının gelir akımlarının net bugün ki değerlerini birbirine eşitleyen iskonto oranıdır.
• İçsel geştiri oranı = piyasa faiz oranı net bugün ki değer = 0bu durumda birey yatırım yapıp yapmama arasında kararsızdır.
• İçsel getiri oranı> piyasa faiz oranı net bugün ki değer > 0  yatırım karlıdır.

4) beşeri sermaye teorisinin genelleştirilmesi
• gelir akımının uzunluğu
• maliyetler
• kazanç farklılıkları
beşeri sermaye teorisi ve iş yerinde eğitim
resmi(formal eğitim) normal eğitimdir. İş yerinde eğitim gayri resmi ( informal) eğitimdir.
İş yerinde eğitimin iş veren açısından maliyeti: eğitim alanı işçiler için usta başıların ve eğitmenlerin görevlendirmeleri ile yapılan harcamalardır.

İş yerinde eğitim işçi açısından maliyeti: daha düşük ücretle çalışmaya razı olmalarıdır.
1- iş yerinde eğitimin türleri
a- iş yerinde genel eğitim: iş kolunun tamamında geçerli olan bilgi ve becerilerin edinilmesidir.
b- İş yerinde özel ( spesifik) eğitim: sadece eğitimi veren firma da kullanılan işçinin verimliliğini sadece o firma için arttıran eğitimdir.

2- iş yerinde eğitim yatırım kararı

beşeri sermaye teorisine yapılan eleştiriler
a) veri ve ölçüm sorunu: bireyler yatırımının getiri oranını hesaplayamazlar.
b) Yetenek sorunu
c) Eleme hipotezi: iş veren tarafından hangi işçinin daha kaliteli olduğunu belirlenmesinde bir sinyal ve eleme aracı görevini yerine getirmesidir. Örnek: üniversite diploması
d) İkili iş piyasaları: eğitimin gelir eşitsizliklerine gideremeyeceğini savunur

• birincil sektördeki işler: iyi çalışma koşulları terfi şansı işle ilgili kuralların uygulanmasında eşitlik ve istihdamın istikrarlı olması gb özelliklere sahiptir.

• İkincil sektördeki işler: düşük ücretli çalışma koşulları kötü terfi şansı düşük işçiler arasında ayrımcılığın uygulandığı iş disiplinin zayıf olduğu işlerin oluşturduğu sektördür.
• Bu teoriye göre ikincil sektörde çalışan işçilerin birincil sektöre geçmeleri zordur.

Eğitim yatırımının makro özelliği
1) uygun yatırım kararının verilmesi güçtür
2) eğitim teknolojik politik yaşam organizasyon ve kültür alanlarında keşfetmeye ve geliştirmeye daha muktedir kişilerin yetişmesini sağlar.
3) Eğitim planlaması zorunlu bir yatırımdır.
Eğitimin sosyal getiri oranı = toplumun kaynakları eğitimi harcamakla ne elde ettiğini gösteren orandır. Örneğin: bir kimsenin tıp doktoru olması kendisi ile birlikte hastalara da yarar sağlar.

Eğitim ve kalkınma = eğitim düzeni yükseldikçe kalkınmada sağlanır.