Çarşamba, 18 Eylül 2019
.
27
İstanbul
.
chevron_left chevron_right
Dünya

ABD yalnızlaşıyor

Fransa’da düzenlenen G7 Zirvesi’ndeki liderlerin performansına ve sorunların çözümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, “Amerika Birleşik Devletleri (ABD), G-7’yi oluşturan ülkeler karşısında giderek yalnızlaştı.

56 Toplam Gösterim
ABD yalnızlaşıyor

Trump ve Macron’un darbeci Sisi’yle samimi görüşmesi dikkatlerden kaçmadı. Zirvenin sonunda ortak bir bildirinin paylaşılmamış olması ‘G-7 işlevini yitirdi’ yorumlarına neden oldu.” değerlendirmesinde bulundu.
Uzmanlar, Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi’ne (ANKASAM) son yapılan G-7 Zirvesi’nin uluslararası alandaki yansımasını değerlendirdi.

“ABD, G7’yi oluşturan ülkeler karşısında yalnızlaştı”
Fransa'nın Biarritz kentinde düzenlenen ve dün sona eren G7 Zirvesi’nin uluslararası yankılarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Tarık Oğuzlu, “Zirve sonrasında ortak bir bildirinin yayınlanmaması, ülkeler arasındaki anlaşmazlıkları net bir biçimde gözler önüne sermiştir. Bu ise Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) G7’yi oluşturan ülkeler karşısında giderek yalnızlaştığına işaret etmektedir.” yorumunda bulundu.

“G7’ye ihtiyaç duyulup duyulmadığı konusunda soru işaretleri bulunuyor”
G7’yi oluşturan ülkelerin arasında dünyanın en büyük ekonomilerinden olan Çin ve Hindistan yer almamasına dikkat çeken Prof. Dr. Tarık Oğuzlu, şöyle konuştu:

“Dolayısıyla G7’nin giderek anlamını yitirdiğini söyleyebiliriz. Üstelik bu oluşuma gerçekten ihtiyaç duyulup duyulmadığı konusunda da soru işaretleri bulunmaktadır. ABD’nin nükleer anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesine, Avrupalı devletler tepki göstermişti. Yani ABD, bu konuda yalnız kalmıştı. Almanya ve Fransa, nükleer anlaşmanın sürdürülmesini savunmuş ve bu yüzden de ABD’nin baskılarına maruz kalmıştı. Bu bağlamda Zarif’in ziyareti, ABD Başkanı Donald Trump’a verilen bir yanıt olarak değerlendirilebilir.”

“ABD ile Almanya arasındaki ilişkiler de giderek kötüleşiyor”
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Tarık Oğuzlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Öte yandan Fransa’nın ABD ile İran arasındaki gerginliğin çözümü için yürütülebilecek diplomatik süreçlerde arabuluculuk yapmak istediği söylenebilir. Çünkü Paris, Washington’un Avrupalı müttefikleri arasında kendisine güvenebileceği en önemli ülke konumundadır. Zira ABD ile İngiltere’nin birlikteliği tartışmalı bir hal almıştır. ABD ile Almanya arasındaki ilişkiler de giderek kötüleşmektedir. Bu nedenle de Fransa, hem Avrupa ile ABD arasındaki çatlağı onarmak hem Washington’un nükleer anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesine karşı Avrupa’nın ortak tavrını dile getirmek hem de ABD-İran geriliminde arabulucu olmak için ideal aktör durumundadır. Zirvenin Fransa’da düzenlenmesi de bu hedeflere hizmet etmiştir.”

“Macron da ortak bir bildirinin yayınlanmayacağını duyurmuştu”
Biarritz Zirvesi’nin beklentileri karşılamadığını dile getiren Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Cem Karadeli, “2018 yılındaki Quebec Toplantısı’nda üzerinde titizlikle çalışılmış ortak bildirinin Donald Trump tarafından reddedilmesinden sonra, bu zirvenin böyle geçmesi normal bir durum olarak görülmelidir. Nitekim bu yılki G7 Zirvesi’nin ardından ortak bildiri yayınlanmamıştır. Zaten Macron da ortak bir bildirinin yayınlanmayacağını daha önceden duyurmuştu.” dedi.

“Fransa, Tony Blair dönemindeki Britanya gibi olmaya çalışmaktadır”
“Asıl mesele, Trump’ın sistemi nasıl esir alıp yönlendirdiğidir.” diyen Prof. DR. Cem Karadeli, şunları söyledi:

“Nitekim gelecek zirve, ABD Başkanlık Seçimleri’nin arifesinde ABD’de yapılacaktır. İngiltere Başbakanı Boris Johnson’un Trump’la ortaklık tesis etme çabası da bu toplantının amacından uzaklaştığını göstermiştir. Bunlardan ilki Fransa’nın Almanya’dan boşalan alanı doldurması girişimidir. Fransa, Tony Blair dönemindeki Britanya gibi olmaya çalışmaktadır. İkinci konu ise Trump’ın Rusya’yı da dahil ederek G8’i yeniden oluşturmak isteğini defalarca tekrarlamasıdır.”

“Aslında çok vahim bir durum var”
G7 Zirvesi’nin asıl amacına ulaşmadığına dikkat çeken Emekli Büyükelçi Murat Bilhan ise, “Ülkeler ve liderleri, yapılan toplantılarda saptırılmaya müsait konular üzerine yoğunlaşmışlardır. Zira yapılacak görüşmelerin ana temasını eşitsizlik ve ekolojik sorunların oluşturması beklenmekteydi. Lakin bu konulara yeteri kadar vakit ayrılamadı. Haliyle herhangi bir anlaşmaya da varılamadı. Brezilya’daki Amazon Ormanları cayır ayır yanarken; ikinci bir yangın da Afrika’nın Kongo bölgesinde çıktı. Fransa, bu bölgede meydana gelen yangına yardımcı olma konusunda hevesli bir ülke görüntüsü verdi; fakat etkili bir sonuç alınamadı. Aslında çok vahim bir durum var. Dönem, insanlığın uçuruma sürüklendiği ve gezegenimizin ağır bir ekolojik bunalım içinde olduğu bir dönemdir.” dedi.

“Türkiye G7’den çıkan kararlardan etkilenmekte”
Brezilya Devlet Başkanı Jail Bolsonaro’nun Amazon Ormanları’ndaki yangınla mücadele kapsamında önerilen 20 Milyon Avro değerindeki teklifi reddettiğini de hatırlatan Emekli Büyükelçi Murat Bilhan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Mısır’ın darbeci Cumhurbaşkanı Abdulfettah El Sisi’nin Fransa’ya davet edilmesi ve Zarif’e sempati besleyen bazı Avrupa ülkelerinin kendisine yönelik yorumları, görüşmelere damga vurdu. Ancak tüm bunlara rağmen G7’nin bir balon gibi söndüğünü görmekteyiz. G7, her ne kadar amacından sapma yoluna gitse de dünyanın en büyük ekonomilerini bünyesinde barındırmaktadır. Türkiye, mevzubahis oluşumun içerinde yer almasa da her ülke gibi buradan çıkan kararlardan etkilenmektedir. Ancak yapılan görüşmeler, Türkiye’nin sorunlarına da çözüm getirememiştir.”

“Rusya, zirvede katılımcı olarak yer almadı”
G7 Zirvesi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milliyet Gazetesi Ankara Haber Müdürü Rıdvan Tezel, “Fransa’nın Biarritz kentinde 24-26 Ağustos 2019 tarihleri arasında düzenlenen G7 Zirvesi’nin katılımcı ülkeleri Kanada, Almanya, İtalya, Japonya, İngiltere, ABD ve Fransa’ydı. Küresel politik ve ekonomik sorunların tartışıldığı zirvede, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılma süreci (Brexit), bunun küresel piyasalara olası etkileri, AB’de dengenin nasıl yeniden tesis edileceği, iklim anlaşmasına ilişkin ABD’yi ikna süreci ve Basra Körfezi’nde yaşanan gelişmeler gibi birçok konu tartışıldı. Bilindiği üzere, Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı ilhak etmesiyle, bu oluşumdaki üyeliği askıya alınmıştı. Macron’un daveti üzerine Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in zirveden önce Fransa’ya yaptığı ziyaret ise akıllara ‘Rusya yeniden zirve ortağı olabilir mi?’ sorusunu getirmişti. Ancak Rusya’nın katılımcı olamayacağı yönünde AB’den tepki gelmiş ve Rusya, zirvede katılımcı olarak yer almamıştır.” şeklinde konuştu.

“Trump ve Macron’un darbeci Sisi’yle samimi görüşmesi dikkatlerden kaçmadı”
Milliyet Gazetesi Ankara Haber Müdürü Rıdvan Tezel, sözlerini şöyle tamamladı:

“Zirvenin son gününde çekilen aile fotoğrafında Johnson; ABD, Fransa ve Almanya gibi ülkelerin liderlerinden uzak bir köşede yer aldı. Bu durum, AB liderlerinin Brexit sebebiyle İngiltere’ye verdiği tepki olarak değerlendirilebilir. Ayrıca Trump ve Macron’un Mısır’ın darbeci lideri Sisi’yle gerçekleştirdikleri ‘samimi’ görüşmeler de dikkatlerden kaçmadı.”

 

Murathan Seyitoğlu  Yeniakit

VİDEO GALERİ
Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE