Pazar, 13 Ekim 2019
.
23
İstanbul
.
chevron_left chevron_right
Siyaset

AB'nin rüşvet siyasetine kapalıyız

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik MYK toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Ömer Çelik, "Birtakım AB yetkilileri, Türkiye'ye ek mali yardımdan bahsediyor bu rüşvet siyasetidir. Rüşvet siyasetine kapalı olduğumuzu bir kez daha belirtmek isteriz." ifadelerini kullandı.

21 Toplam Gösterim
AB'nin rüşvet siyasetine kapalıyız

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısıyla ilgili basın mensuplarıyla bir araya geldi. AK Parti’nin bu hafta sonu Kızılcahamam’da istişare kampını düzenleyeceğini belirten Çelik, "29’uncu toplantıyı yapacağız. Toplantının başında her zaman olduğu gibi Cumhurbaşkanımızın hitapları olacak. Kapsamlı değerlendirmeleri olacak. Gün içinde gerek genel merkezimizin, gerekse ilgili bakan arkadaşlarımızın sunumları olacak, kapsamlı değerlendirmeler yapılacak. İç-dış politikayla ilgili, kültürel-ekonomik konular, illerin değerlendirilmesiyle ilgili değerlendirmeler yapılacak. Bir de genel değerlendirmeler yapıyoruz. Herkesin sorularının cevaplandığı, hep birlikte olunan bir ortamda Cumhurbaşkanımızın başkanlık ettiği bir toplantıyla en sonunda da kendilerinin hitabıyla kampımızı Pazar günü finale erdirmiş olacağız" diye konuştu.

'YÜREĞİMİZ HER ZAMAN ONLARLA BERABER'

Diyarbakır'da çocuklarının terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını, HDP İl Başkanlığı önünde oturma eylemi düzenleyen annelerin, teröre karşı evlatlarına sahip çıkma çağrısının dünyanın her tarafından sahiplenildiğini ifade eden Çelik, "Bir kere daha evlatlarının hasretiyle teröre karşı bu duruşu ortaya koyan, en asli çağrı olan evlatlarına sahip çıkma çağrısını ortaya koyan bu annelerimize buradan bir kere daha selam ve saygı iletiyoruz. Yüreğimiz her zaman onlarla beraber" dedi.

'SON DERECE KIYMETLİ MESAJLAR İÇERİYOR'

Birleşmiş Milletler 74’üncü Genel Kurulu’na katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın New York’taki temasları hakkında konuşan AK Parti Sözcüsü Çelik, uluslararası sistemin kurallarının esnediği ve aşındığı bir dönemde dünyaya çağrı yapmanın önemine işaret ederek, "Her türlü prensibin aşındığı bir dünya tablosuyla karşı karşıyayız. Burada Cumhurbaşkanımızın getirdiği öneriler hem prensiplerin yeniden hatırlatılması, kurumlarda reform yapılması ve dünyanın problemlerine karşı sesi duyulmayanların sözcüsü olmak bakımından son derece kıymetli mesajlar içermektedir" diye konuştu.

'TÜRKİYE ELİNDEKİ KANITLARI PAYLAŞTI'

Suudi Arabistan’ın İstanbul’daki başkonsolosluk binasında öldürülen Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti hakkında değerlendirmelerde bulunan Çelik, şunları kaydetti:

"Bu konuda en ilkeli tavrı Türkiye Cumhuriyeti’nin gösterdiği açıktır. Herkes çeşitli gerekçelerle, çıkar hesaplarıyla yan çizmeye çalışırken, Türkiye doğrudan vicdan, ahlak esasında katledilmiş birinin katillerinin ortaya çıkarılması, adaletin tahakkuku için son derece ilkeli bir süreç yürütmüştür. Cumhurbaşkanımız her türlü riski göze alarak, bazılarının çıkar hesaplarını elinin tersiyle iterek, bu konuyu gündemde tutmuş ve en son BM konuşmasında da buna değinmiştir. Yeni bir gelişme olarak Suudi Arabistan Prensi verdiği röportajda bu cinayetin sorumluluğunu üstlendiğini ama emri kendisinin vermediğini söyledi. Ama emrindeki kişiler yaptığı için ‘bunu üstleniyorum’ dedi. Yürütülen soruşturmanın hukuk prensiplerine uygun olduğunu söylemek mümkün değil. Maalesef dünyanın sessizliği bu konuda halen devam etmektedir. Türkiye elindeki kanıtları Suudi Arabistan’la paylaştı. BM özel raportörünün yürüttüğü soruşturmaya Türkiye en güçlü katkıyı verdi."
 

"AB MÜLTECİ MESELESİNDE SINIFTA KALMIŞTIR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Avrupa Birliği'ne (AB) mülteciler konusundaki mükellefiyetliklerini yerine getirmemesi nedeniyle "Biz burada bu yükü tek başımıza taşımak durumunda değiliz. Taahhütlerinize uymuyorsunuz, gereğini yaparız" açıklamasınının ardından Avrupa'dan pek çok açıklama geldiğini ifade eden Ömer Çelik, şunları kaydetti:

"AB mülteci meselesini yönetme konusunda sınırları kapayan, duvarları ören bir tutumla ortaya hiçbir yönetim modeli koyamadan sınıfta kalmıştır. Türkiye ise dünyadaki standartları yükselten bir şekilde bu meseleyi yönetmektedir."

İçişleri Bakanlığının meseleyi yönetirken AB ve uluslararası kurumların kriterlerinin çok üstünde uygulamalar yaptığına dikkati çeken Çelik, sahadaki çalışmaların da dünyada örnek alınması gereken referans sistemini değiştiren uygulamalar olduğunu vurguladı.

Çelik, mülteci çocukların eğitiminin, terör örgütlerinin insan deposu olarak kullanılmasını önlediğini vurgulayarak, "Örneğin mülteciler için dünya genelinde ilkokullarda okullaşma yüzde 61 iken Türkiye'de yüzde 96,3'tür." dedi.

Türkiye'nin Avrupa'daki bazı ülkelerin nüfusunun yarısı kadar mültecinin yükünü tek başına çektiğini ifade eden Çelik, "Bu geri göndermeme ilkesine insani sebeplerle bağlıyız ama netice olarak bu yükü sonsuza kadar çekmek gibi bir kapasiteye sahip değiliz. Dolayısıyla ölümden, yokluktan, yoksulluktan kaçan bu insanların kendi ülkelerine sağsalim, güvenli bir şekilde dönebilmeleri için çözüm burada güvenli bölgenin kurulmasıdır." diye konuştu.


'GÜNLERDİR SAÇMA SAPAN BİR POLEMİK YÜRÜTÜLMEYE ÇALIŞILIYOR'

AK Parti Sözcüsü Çelik, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. İstanbul’da meydana gelen deprem sonrası, yaşanan toplantı polemiğine ilişkin yöneltilen soruya Çelik, şöyle cevap verdi:

"Her türlü taraf ve her türlü kesim toplantılara davet ediliyor. Bugün burada yapılan toplantıda, ‘Yarın da burada olacağız’ denildikten sonra her kesim oradayken gelenler bellidir, gelmeyen kim bellidir. Bunun üzerinden günlerdir saçma sapan bir polemik yürütülmeye çalışılıyor. Esas mesele, vatandaşımızın ihtiyaçlarına odaklanmaktır, vatandaşımızın mal ve can güvenliğinin sağlanması için yapılması gerekenlerin yapılmasıdır. Ama iş üretmek yerine kişisel konularla gündeme gelmek gibi bir tutum içerisinde olanların bu süreç içinde herhangi bir fayda üretmeleri beklenmiyor. Bütün taraflar, bütün kesimler ellerini taşın altına koysunlar, hep beraber bu yükü göğüsleyelim."

'20 MİLYAR HARCAMA YAPILDI'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, deprem vergilerinin nereye harcandığı konusundaki eleştirisine cevap veren Çelik, "Depremden toplanan vergiler başka yere harcanmış gibisinden bir hava oluşturmaya çalışıyorlar. Bu konuda Cumhuriyet hükümetlerinin neredeyse yapmadığı şeyler AK Parti hükümetleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Afet ve acil yardım kapsamından bugüne dek toplamda 20 milyar lira harcama yapılmıştır" dedi.

'BÖYLE BİR ŞEY SÖZ KONUSU DEĞİL'

Eski Bakan Faruk Çelik’in, Cumhurbaşkanı seçilmek için gereken yüzde 50+1'lik oyun, yüzde 40+1'e düşürülmesine ilişkin açıklamasının hatırlatılması üzerine Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"AK Parti’nin gündeminde böyle bir mesele yok. Bunu size açık ve net bir şekilde ifade edebilirim. Faruk Çelik değerli bir arkadaşımız, beraber siyaset yaptık, halen beraberiz, kendi kişisel görüşünü söylemiş. Bunun üzerine bir tartışma ortaya çıktı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin bir yıllık performansı değerlendirilirken ‘herkes görüşlerini söylesin’ demiştik. Herkes görüşlerini söyledi. AK Parti’nin böyle bir görüşü yok. Burada temel mesele şudur; referanduma götürülmüş sistem değişikliği var, vatandaşımız bu değişikliğe güçlü bir şekilde destek vermiş. Bu bir yap boz tahtası değil. AK Parti halkın iradesine saygıyı en üstte tutan bir siyasi partidir. O sebeple vatandaş onayından geçmiş bir şeyi bu kadar kısa zamanda herhangi bir ihtiyaç söz konusu değilken tekrar değiştirmek gibi bir tasarrufun içinde olmayız. Yüzde 40'a indirmek, ya da yüzde 50'den daha aşağı indirmek ne manaya gelecek? ‘Biz bu sistemi vatandaş için değil kendimiz için istiyoruz’ manasına gelecektir. Böyle bir şey yok. Biz bu sistemi vatandaş için istedik ve yüzde 50 doğru bir yaklaşımdır. AK Parti’nin bundan geriye gidişle ilgili herhangi bir ajandası yoktur."

'TUTMUŞ SİYASİ CELLATLIK YAPMAYA ÇALIŞIYOR'

Emekli amiral Atilla Kıyat’ın, "Seçim barajını yüzde 10’a çıkaran Kenan Evren’le, bugün seçilme barajını yüzde 40’a düşürmeye kalkan kişi arasında hiçbir fark yoktur. Sonları da benzeyebilir" şeklindeki paylaşımını eleştiren Çelik, sözlerini şöyle noktaladı:

"Bu şahıs amirallik yapmış, kendi ülkesinin devlet başkanını belli bir sonla tehdit edecek kadar şuurunu kaybetmiş. Bir siyasi tartışma yapıldığı zaman bunlar nasıl zihniyetlerdir ki hemen siyasi cellatlığa soyunuyorlar. Şimdi birisi çıkıp kendisini Türk ordusunun mensubu olduğunu unutup, bir takım Nazi subaylarına benzetmeye kalksa bu ne kadar yakışık alırsa, kendisinin bu yaptığı açıklama Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanına karşı yaptığı açıklama bu kadar yakışık alır. Tutmuş siyasi cellatlık yapmaya çalışıyor, Cumhurbaşkanına son biçmeye çalışıyor. O son biçmeye çalışanların karşılığını bu millet 15 Temmuz’da verdi. Bu kadar ahlaksız, bu kadar izandan yoksun, bu kadar gayri insani bir şey olabilir mi?"

 

DHA

VİDEO GALERİ
Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE