Çarşamba, 08 Şubat 2023
.
.
chevron_left chevron_right
Siyaset

Erdoğan'dan seçim tarihi mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim tarihine ilişkin dikkati çeken bir mesaj verdi. Demokrat Parti'nin 73 yıl önce kazandığı seçime gönderme yapan Erdoğan, seçim tarihi için 14 Mayıs'a işaret etti: "Milletimiz 73 yıl sonra bir kez daha aynı gün, Altılı Masa diyerek karşımıza çıkan bu darbe şakşakçılarına, müstemleke heveslilere 'yeter' diyecektir."

38 Toplam Gösterim
Erdoğan'dan seçim tarihi mesajı

 

“2023’TE MİLLETİMİZİN DESTEĞİNE TALİBİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Rahmetli Menderes 14 Mayıs 1950’de ‘Yeter söz milletindir’ diyerek milletin gönlüne girmiş ve sandıktan ezici bir zaferle çıkmıştı. Aynı şekilde rahmetli Özal, darbenin gölgesinde girdiği seçimde ‘Türkiye’ye çağ atlatma’ vaadiyle önemli bir başarı kazanmıştı. Biz de ‘Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ diyerek özgürlük ve refah özlemi içindeki milletimizin büyük desteği ile hükûmete gelmiştik. Şimdi de ‘Yeter söz de karar da gelecek de milletindir.’ diyerek 2023’te milletimizin desteğine talibiz. Sözü de kararı da geleceğini tayin hakkını da milletimize bırakmak istemeyen vesayet heveslilerine rağmen Türkiye Yüzyılı’nı başlatacağız. Milletimiz 73 yıl sonra bir kez daha aynı gün, altılı masa diyerek karşımıza çıkan bu darbe şakşakçılarına, bu kifayetsiz muhterislere, bu müstemleke heveslilerine ‘yeter’ diyecektir. Muhalefetin vaadi; milletin karşısına bir aday çıkarmak ancak onu görünürde altı, gerisindekileri de hesaba katarsanız en az 10 kişiyle yönetmektir. Bir nevi ipi 10 ayrı kişinin elinde kukla bir cumhurbaşkanı üzerinden ülkeyi idare etmek istiyorlar. Yani devletin başı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başkomutanı olan cumhurbaşkanı fiilen altılı masanın emir eri gibi davranacak. Tabii bunlar ‘gel’ deyince gelecek, ‘git’ deyince gidecek adaylara, başkanlara alışmışlar. Cumhurbaşkanını da öyle tasavvur ediyorlar.”

Altılı masanın, seçmenlerden vizyonu, programı, projesi, çapı belli olmayan bir meçhul adaya kim olduğuna bakmadan “tıpış tıpış sandığa gidip oy vermelerini” istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hadi CHP’nin kodlarında bu faşizm, bu kibir, bu oynaklık var, ötekilere ne oluyor?” diye sordu.

Durmuş saatin bile günde iki defa doğruyu gösterdiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar da her hafta bir yenisini sergiledikleri krizleriyle kavgalarıyla çekişmeleriyle ayak oyunlarıyla milletimize bir çeşit siyasi dejavu yaşatıyor, eskiden bu işlerin nasıl yürüdüğünü hatırlatıyorlar. Eski Türkiye’yi bilmeyen gençlerimize de AK Parti’den önce siyasetin nasıl yapıldığını uygulamalı olarak bizzat gösteriyorlar” diye konuştu.

“YAPTIKLARIMIZLA VE VİZYONUMUZLA MİLLETİMİZİ HAYALLERİNE KAVUŞTURMANIN ÇABASI İÇİNDEYİZ”

Altılı masayı eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üstelik altılı masa işi çıktığından beri adeta kanserli hücrenin tüm bünyeyi sarması misali oraya bulaşan herkesin de çamur siyaseti yarışına girişmelerini esefle takip ediyoruz. Karşımızdaki tabloya bakarak gülsek mi ağlasak mı bilmiyoruz” diye konuştu.

Dünya küresel krizi konuşurken altılı masanın “masa krizi” ile meşgul olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünya küresel kaosu tartışıyor, bunlar masa kaosunun ötesine geçemiyor. Hâlbuki milletimiz, ülkesinin bu krizden, bu kaostan en az zararla nasıl çıkacağının, yeni küresel düzende Türkiye ekseni etrafında nasıl bir oluşuma gidileceğinin işaretini bekliyor. Biz yaptıklarımızla ve vizyonumuzla milletimizi hayallerine kavuşturmanın çabası içindeyiz. Bu altı başlı hilkat garibesinin ise bir karabasan gibi milletin tepesine çökmenin dışında hiçbir projesi yok” değerlendirmesinde bulundu.

Altılı masanın kendi vizyonsuzluklarını örtmek için ülkenin ve milletin tüm değerlerini, tüm kazanımlarını, tüm çıkarlarını tehlikeye atmaktan çekinmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçi bu çarpık zihniyet farklı tezahürleriyle hep vardı. Geçmişte biz hak ve özgürlükleri savunurken faşizmin en sefil hâlini savunanları özellikle hatırlıyoruz. Biz terör örgütleriyle ve onların arkasındaki güçlerle mücadele ederken düşmanın değirmenine su taşıyanları iyi hatırlıyoruz. Biz darbecilerle göğüs göğse çarpışırken kürsülerini onların kasetlerine tahsis edenleri, tanklara alkış tutanları, verilen mücadele ‘tiyatro’ diyerek hakaret edenleri gayet iyi hatırlıyoruz. Biz köprü, yol, havalimanı, baraj, fabrika inşa ederken, sondajlarla petrol, doğal gaz ararken yatırımcılara ‘Ülkeye gelmeyin’ çağrısı yapanları gayet iyi hatırlıyoruz. Kahraman ordumuz ve o şerefli komutanlarıyla savunma sanayimiz ise bu hedefler arasındaki özel yerini daima korumuştur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, orduyu, savunma sanayii şirketlerini ve ürünlerini hedef alanları eleştirerek, “Bir ülkenin ordusuna, savunma sanayisine ancak bunları kendine tehdit olarak görenler saldırır. Mesela Yunanistan’ın bu konudaki feveranlarını yersiz bulmakla birlikte anlayabiliyoruz, aynı şekilde PKK’nın bu konuda feryatlarının sebebi yerindedir, onu da anlıyoruz. Ülkemizin askerî alandaki gücünü kendi siyasi ve ekonomik çıkarlarına tehdit olarak görenlerin sızlanmalarını da normal karşılıyoruz” dedi.

Türkiye’nin bir partisinin, parti liderinin, parti mensuplarının orduya ve savunma sanayisine karşı hazımsızlık sergilediğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerçi darbe yapan orduyu alkışlayanların, terör örgütlerinin başını ezen, sınırlarımızın güvenliğini daha derinlere taşıyan, hak ve menfaatlerimizi aslanlar gibi savunan orduya düşmanlıkları gayet tabiidir” ifadesini kullandı.

Kendi milletine silah doğrultanlara övgüler dizip, silahını ülkenin düşmanlarına çevirenleri yerden yere vuranlara bakınca ‘Bu işte terslik var’ demekten kendilerini alamadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bu habis zihniyetin son hedefi geliştirdiği insansız hava araçlarıyla ülkemizin savunmasına büyük katkı veren, küresel bir marka hâline dönüşerek milletimizi gururlandıran BAYKAR şirketi oldu. BAYKAR’ın nezdinde tüm şirketleri, ürünleri, çalışanları ve başarılarıyla savunma sanayimizin tamamı hedef alınıyor. Kendi akıllarınca bizimle olan akrabalık ilişkisi üzerinden BAYKAR’ı daha kolay hırpalayabileceklerini, böylece sinsi niyetlerini gizleyebileceklerini düşünüyor. Ülkemizin her değerini savunmak nasıl boynumuzun borcuysa, bu alçak saldırıya hak ettiği cevabı vermek de sorumluluğumuzun gereğidir” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra savunma sanayiinin nereden nereye geldiğine ilişkin bir video izlettirdi.

Millî mücadelenin de etkisiyle Cumhuriyet kurulduktan hemen sonra başlayan bir savunma sanayisi hamlesi olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kardeşiniz Başbakanlık makamını da milletimin lütfuyla gördü, Cumhurbaşkanlığı makamını da gördü. Ve buralarda kiminle, nasıl çalıştık? Bunların hepsi artık bizim kayıtlarımızda mevcut” dedi.

İktidarda oldukları dönemde savunma sanayisinin geldiği noktaya dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öyle bir yerden öyle bir yere geldik ki doğru dürüst helikopterin yok ve değerli dostum İtalyan Başbakanı Berlusconi ile yaptığım görüşme neticesinde işte bugünkü meşhur Atak helikopterlerini Leonardo S.P.A (eski adıyla Finmeccanica) firması ile hallettik. Şu anda Atak helikopterleri Türkiye’nin kendi ürünü olarak üretiliyor. Tabii buna da yine birileri çelme takmaya çalışıyor, kimisi motor aksamlarında, kimisi makinede, şurada burada falan... Fakat bu bizi bir yere doğru da itiyor. Nedir bu? Şimdi biz bir de Gökbey helikopterini inşallah üretmenin hesabı içerisindeyiz, adımlarını atıyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İHA, SİHA ve Akıncı’da atılan adımları ve yaşanan zorlu süreci anlattı.

Henüz Başbakan olmadığı dönemde eski ABD Başkanı George W. Bush ile yaptığı görüşme sonucunda ABD’nin Türkiye’ye iki günlüğüne İHA verdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “‘Bu iki günlük iş değil, bizim terörle mücadelemiz çok yoğun bir şekilde devam ediyor’ dedik. Bu ziyaretimin ardından, Allah rahmet etsin Özdemir Bey, o zaman akraba olmamıştık, gerçi doğuştan akrabayız o ayrı mesele de, hemen çocuklarıyla beraber o adımı attı. Süratle onlar İHA’yı üretti. Ardından SİHA’yı da ürettiler ve çocuklar Akıncı’yı ürettiler. İş bitmedi şimdi savaş uçağı noktasında da çalışmalarını sürdürüyorlar” ifadelerini kullandı.

Olayın sadece savaş aracı üretmek olmadığına, bunun yanı sıra harp mühimmatlarının da üretilmesi gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu mühimmatları da üretmeye başladığının altını çizdi.

Türkiye’deki mevcut muhalefetle uğraştıkları için adım atmakta yorulduklarını, zorlandıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırtına Obüsleri teslimat töreninde kendisini alkışlayan komutanları, “Komuta kademesi haddini bilsin. Siyaset askerin işi değildir. Herkes haddini bilecek” şeklinde eleştiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na cevap verdi.

Arifiye’de Fırtına Obüslerinin teslim törenine, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Kuvvet Komutanlarıyla gittiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “‘Siz siyasetçi değilsiniz’ diyor. Tamam da neyi alkışlıyorlar, neden alkışlıyorlar? Alkışladıkları şey, dünyayı titreten bu Fırtına Obüslerinin teslim töreni. Konuşan kim? Anayasa’mızın amir hükmüne göre Başkomutan konuşuyor Bay Kemal. Sen ne Savunma Bakanımıza ne Kuvvet Komutanlarımıza hakaret edecek çapta değilsin, önce haddini bil. Çünkü bu bir cibilliyet meselesidir. Bu noktada karakter zaafı olan bir insan olarak burada kalkıp bizim şanlı ordumuzun komutanlarına bu şekilde saldırmak öyle herkesin karı değildir. Ve bütün bunlarla ilgili işin hukuki boyutu devam ediyor, devam edecek. Hukuk karşısında da bunun hesabını verecekler.”

VİDEO GALERİ
Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE