Çarşamba, 28 Şubat 2024
.
.
chevron_left chevron_right
Siyaset

Özel'den Gazze Açıklaması

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM CHP grup toplantısında Gazze ile ilgili konuştu.

60 Toplam Gösterim
Özel'den Gazze Açıklaması

Gazze'de dört günlük ateşkes dün sona erdi, sonra 2 günlük bir uzatma geldi. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak kalıcı ateşkes istiyoruz. Geçen hafta Bosna Hersek'teydim 24'ünde ve 25'inde. Bilge Kral Aliye Izzetbegoviç'in ebedi istirahatgahını ziyaret ettik. Sadece onu değil, bin 600 bebeğin yattığı kabristanı, savaşta sokakların köşe başlarında vurulup her toprağa defnedilenlerin kabristanlarını ziyaret ettik, hepiniz adına dua ettik, saygı duruşunda bulunduk, çelenklerimizi sunduk. Hem o acıyı yeniden paylaştık, hem de Bosna Hersek'in Devlet Günü'nde onlarla birlikte olmanın onurunu yaşadık. Sayın Başbakana, Sayın Cumhurbaşkanı Konseyi üyesine, Mart ayından sonra Cumhurbaşkanlığı görevini üstlenecek olan Boşnak Cumhurbaşkanımıza, bizi kabul eden Sosyal Demokrat Partinin değerli yöneticilerine, kıymetli büyükelçimize, bizi konuk eden herkese çok teşekkür ediyoruz.

Aliye Izzetbegoviç'in bir sözünü, bir kez de buradan tekrar etmek istiyorum. Diyor ki; “Unutulan katliamlar tekrarlanır.” Onun için 11 Temmuz'da orada olmak, onun için devlet günlerinde oralarda olmak, katliamları hatırlatmak lazım. Biliyorsunuz o katliam yaşanırken, gittiğimde görüştüğüm herkes, her siyasi görüşten insanlar Bosna Hersek'te bana iki isimden bahsediyorlar. Bir tanesi Hikmet Çetin, unutamayız diyorlar. Dönemin siyasetçileri, dönemin başbakanı, kurucu Genelkurmay Başkanı, bugünküler... Hikmet Çetin Dışişleri Bakanı, CHP durması gereken yerde duruyor, Türkiye durması gereken yerde duruyor ama özellikle batı dünyası durması gereken yerde durmuyor, maalesef susuyor ve 1992-1995 arası o büyük mezalimde Genel Başkanımız Deniz Baykal kalkıyor Bosna Hersek'e gidiyor dünyanın dikkatini oraya çekmek için. Biz konuşuyoruz, biz doğru yerde duruyoruz ama dünyadaki gelişmiş ülkeler susuyorlar. Unutuyorlarsa eğer o katliamı, 95'ten sonra savaş suçu saydılar, kınadılar, ağladılar ama nafile; 1600 bebeğin defnine engel olamadılar, orada sorumlulukları var.

Şimdi aynı şeyler Filistin'de yaşanıyor. Yine CHP doğru yerde duruyor, yine Türkiye doğru yerde duruyor ama yine o gün susanlar bugün susmaya devam ediyorlar. Geçtiğimiz hafta bu çağrıyı Bosna Hersek'ten yaptım. Geçtiğimiz hafta 120 siyasi akrabamıza, Sosyalist Enternasyonal üyesi hepimiz adına bir mektup yazdım, imzaladım, yolladım. Bunların içinde 12 tanesi hükümet başkanıdır, cumhurbaşkanı ya da başbakan yönetim sistemine göre; çok sayıda bakan, ana muhalefet lideri, muhalefet lideri vardır. Onlara söylediğim şudur: Solculara, sosyalistlere, sosyal demokratlara akan kana susmak, mezalime ses çıkarmamak, soykırıma varacak suçlarda suçlu güçlü diye sessiz kalmamak yaraşır dedim, haklının yanında olmakla ilgili sorumluluğumuzu hatırlattım ve dedim ki: Cumhuriyet Halk Partisi olarak Doğu Kudüs'ün 1967 sınırlarında Filistin devletine sahip çıkmaya, akan kanı durdurmaya, İsrail'in ortaya koyduğu sivillere karşı ayrım gözetmeksizin şiddete dur demeye sizi davet ediyoruz dedik.

Buradan bir kez daha dünyadaki bütün siyasi akrabalarımıza çağrımızdır: Filistin'deki zulmü durdurmak bütün solcuların, bütün demokratların, bütün sosyal demokratların ve sosyalistlerin insanlık görevidir. Bu konuda hepinizi bir kez daha Türkiye'den davet ediyoruz.

Bir davetimi de geçtiğimiz hafta yaptım, Erdoğan'dan bir cevap gelmedi. Ben ilgili arkadaşlarımıza söyledim, gerekli girişimleri yapıyorlar; ben Filistin'e gitmek ve orada hem insani yardımların ulaşmasına eşlik etmek hem de bu büyük katliamı dünyaya duyurmak için gerekli başvuruları yaptım. Gerekli temasları yapıyoruz ama burada esas görev Erdoğan'a düşüyor. Türkiye'deki bütün siyasi partilerin genel başkanlarını alarak -Mısır'la herhalde bu teması yaptığında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni geri çevirecek durumları yok- bizim mutlaka sınır kapısına gitmemiz, oradan geçmemiz ve hani hep çok millisiniz, çok yerlisiniz ya, Türkiye'deki tüm siyasi partilerin genel başkanlarıyla kol kola gidip orada duruşumuzu göstermemiz lazım.

Erdoğan, çağrım sanadır! Tek başına giderek orada bir şey yapmak yerine bütün siyasi parti liderlerinin gücünü, Türkiye'nin iradesini orada ortaya koymaya seni davet ediyorum. Bu konuda cevap bekliyorum.

VİDEO GALERİ
Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE