Pazartesi, 30 Mart 2020
.
İstanbul
.
chevron_left chevron_right
Spor

Spor yazarları Fenerbahçe - Galatasaray maçını böyle yorumladı

Türkiye’nin merakla beklediği derbi mücadelesinde Galatasaray Fenerbahçe’yi 20 yıl sonra Kadıköy’de mağlup etmeyi başardı. Spor yazarları karşılaşmayı yorumlarken Ersun Yanal’ın Fenerbahçe’deki geleceğini sorguladı.

330 Toplam Gösterim
Spor yazarları Fenerbahçe - Galatasaray maçını böyle yorumladı

Spor Toto Süper Lig’in 23. Haftasında oynanan dev derbide Galatasaray deplasmanda Fenerbahçe’yi 3-1 mağlup ederek 20 yıl sonra ilk kez Kadıköy’de derbi zaferi yaşadı. Spor yazarları dev maçı yorumlarken, Ersun Yanal’ın oynattığı futbola ve Fenerbahçe yönetimine tepki gösterdiler. Galatasaray’ın oyunda baştan sonra üstün olduğunu belirten yazarlar, Galatasaray’a ise övgüler yağdırdı.

Spor yazarlarının Fenerbahçe-Galatasaray maçıyla ilgili yorumları şöyle:

ERCAN GÜVEN (MİLLİYET)

“Yirmi sene sonra Kadıköy’de ezeli rakibine sadece yenilmedi Fenerbahçe, elli bin taraftarı önünde ilk yarısında ezildiği, ikinci yarısında iki gol daha yediği maçla birlikte şampiyonluk iddiasını da kaybetti…Gelecek günler “kayıpların” arasına Ersun Yanal adının da yazılıp yazılmayacağını gösterecektir tabi. Açıkçası bir maça bu kadar felaket fazla!.. Ne diyelim; sebep olanlar utansın.

Fenerbahçe’nin ne kadar zorlanacağı henüz maçın ilk dakikalarında belli oldu. Altı dakikada dört defa yokladı Fenerbahçe kalesini Galatasaray. Çünkü ev sahibi takımda ilk defa on birde başlayan Tolgay sayesinde orta saha geçirgen hale gelmiş, sakatlıktan direkt derbiye çıkan Hasan Ali henüz dönmemişti! Sol kanattaki Tolga sol kanat gibi oynamayıp her topla buluştuğunda pas verecek adam arayınca Fenerbahçe’nin bir kanadı yok hükmündeydi. Üstüne bir de pas hatalarını ekleyin, ilk yarıda farklı bir mağlubiyet alabilirdi Fenerbahçe. Buna karşılık ön alanda topa sahip olmak isteyen, top rakipteyken ön alanda basan hızlı bir Galatasaray vardı karşısında. Öyle baskı yapıyordu ki Galatasaray, Altay oyunu degajla başlatmak zorunda kalıyordu. İlk golü Fenerbahçe’nin atması ise tam anlamıyla bir derbi sürpriziydi.

20200223-2-40997271-52437722-web.jpg

 18. dakikada Fenerbahçe ilk defa organize bir atakla Galatasaray ceza alanına girebildiğinde Marcao topa dokunsa bile Muriç’i dağıtınca hakem düdüğü çaldı. VAR uzun sürede onaylasa da Kruse ile galip durumdaydı Fenerbahçe. Ama oynayan, sahanın her çimine basan Galatasaray’dı…Fenerbahçe golden sonra ikinciyi aramak yerine panik içindeki stresli oyununa devam etti. Orta sahayı tutamadı. Kanatları çalıştıramadı. Savunmasındaki zaaflarından vaz geçmedi. Galatasaray’ın golünde serbest atış Fenerbahçe ceza sahasına inerken kule gibi Donk oradaydı ama Fenerbahçe’nin kulesi Muriç yakınında bile değildi. Donk rahat rahat attı kafa golünü.

Fenerbahçe tamamen Galatasaray’ın üstün oynadığı ilk yarıdan sonra soyunma odasına berabere gidebildiyse bunu her şeyi yapan ama topu kaleye sokamayan Galatasaraylılara borçluydu.

İkinci yarıda Hasan Ali biraz oyuna dönüp bindirmelere başlayınca Tolgay çıkıp Deniz girince, Tolga orta sahaya geçince oyunda biraz dengeyi sağladı Fenerbahçe. Artık önde basan kompakt bir Galatasaray, rakip ceza alanına yaklaşamayan Fenerbahçe yoktu. Ama sonuç da yoktu…Her iki takımın da boyu uzadığında Fenerbahçe’nin pas yapabileceği boş alanlar ortaya çıktı. Maçın stresi iyice artıp sarı kartlar havada uçuşurken kırmızı kartı gören ve tribüne çıkan Ersun Yanal’dı… Yoksa takımını ateşlemek mi istemişti? Ne gezer…

20200223-2-40997271-52437723-web.jpg

Bizim gibi sebebini asla anlayamadı Fenerbahçe teknik direktörü.77 Yanal’ın ısrarla stoper oynattığı Jailson’un Fenerbahçe’ye kaybettirdiği son puanların dakikasıydı… Çakma stoper, Onyekuru’yu biçti, Falcao penaltıyı gole çevirdi. Gerisi gerilim ve 10 sarı kartın ardından çıkan kırmızı kartlar ile Fenerbahçe’nin dramı. Galatasaray’ı savunmacı Ahmet’i, Fenerbahçe’nin gol adamı Mevlut’u sahaya sürmesi, duraklama dakikalarında Onyekuru’nun Galatasaray’ı 3-1 öne geçirmesi. Derbinin özeti, Galatasaray’a bayram, Fenerbahçe’ye kâbus günleri.”

MEHMET DEMİRKOL (FANATİK)

“Terim’e ‘Fenerbahçe’de kim oynamasın?’ diye sorsanız herhalde Gustavo derdi. Yerine kim oynasın diye sorsanız ‘Tolgay derim ama olmayacak duaya da amin demeyelim’ diye yanıtlardı. Yanal’ın tercihi neye dayanarak verdiğini tahmin ediyorum. Tolgay’ın bir kez yapabildiği terse pası istedi. Hani 50’de Jailson’un kafayla hiçbir yere indiremediği pası. Bunun için orta sahayı Lemina’sız Galatasaray’a tamamen vermeyi göze aldı. Ve sonuç: Fenerbahçe uzatmalarda Ekici’nin şutuyla tek bir pozisyon buldu. Onyekuru tek başına maçın ilk dakikasından son dakikasına kadar 6 net pozisyona girdi. Terim’in takımı 20 yıllık tılsımın etkisinde kalmasa-ki bu duygu penaltı golüyle ve Onyekuru’nun kaçırdıklarıyla alevlendi- bu galibiyet sadece 20 yıllık sıkıntıyı bitirmekle kalmaz, 6-0’ın izlerini de silebilirdi! Terim’in planı kağıt üzerinde riskliydi ama daha büyük bir zaferin eşeğinden döndü. Yanal’ın planı ise 1. dakikada çöp oldu...

20200223-2-40997271-52437730-web.jpg

Gecenin sorusu Meler iyi hakem olabilir. Yetenek var. Neden olmamayı seçiyor? Jailson ve Serdar’ı hızlı oyuncular olduğu için tercih ediyorum diyordu. Orta sahayı doğru kuramazsanız pası kesemezseniz hız yetmezmiş, değil mi? Onyekuru planı kırdı. Maçın starı Onyekuru akınları sonlandıramadı. Ancak yine de 90+’da attığı gole bu ödüle layık görebiliriz. Bu kadar kaçırdıktan sonra o son saniyede o çalımı atabilmek önemli. ‘Bütün bir yarı yıl oynamadan Onyekuru mu kurtaracak Galatasaray’ı? ’ sorusunu sordum. Ancak oyunu zorlayan o oldu. Maçın olayı Fenerbahçe çok uzun süredir evinde diğer büyüklere özellikle de Galatasaray’a 20 yıldır yenilmemekle anlatıyordu. Prangadan kurtulmak gerçek hayata dönmek için orta vadede hayırlı olacak. Yanal’ın 2014’deki şahane şampiyonluğunun olağanüstü başarı olmadığı ortaya çıktı. Kısa mesaj Sezon öncesinden bu yana ‘kim şampiyon olur’ sorusuna hep ‘Trabzonspor’ cevabını veriyorum. Artık ‘belli olmaz’ diyeceğim.”

20200223-2-40997271-52437724-web.jpg

ALİ ECE (FANATİK)

“Fatih Terim’in Isla-Jailson arasına hücumcu kaçırma planı tam isabetti: Galatasaray bayağı iyi bir ilk yarı oynadı. Yanal’ın ise stoperde rakipler için adeta madene dönüşen Jailson’da ısrar edip bir de hücum pres yapılmayacaksa sol önde Tolga ile başlaması yanlıştı. Aslında Galatasaray son 20 yılda Kadıköy’de daha iyi ilk 45’ler bile oynayıp kazanamamıştı, bu sefer de ilk golü yedi ama Yanal’ın 0-0 kadar 1-0’ı da nasıl oynatacağına dair bir planı yok gibiydi, Tolgay tercihi büyük hata oldu. Yanal’ın maç öncesi söylediği “11’e takılmayın burası Kadıköy” sözü üzerine bir de kırmızı kartla atılması manidar oldu. Fenerbahçe taraftarı Yanal’ı çok sevdiği için değil son şampiyonluğu getiren futbolunu sevdiği için geri çağırmıştı. Fenerbahçe ‘o futbol’u en fazla 3 maçta oynayabildi. O yüzden istifaya çağrılması çok doğal. Galatasaray’da neredeyse her şeyi başarmış olan Terim, tansiyonu hep Galatasaray lehine ayarladı ve 21. yüzyılda Kadıköy’deki ilk galibiyeti almayı başardı. Gecenin sorusu Sürekli aynı şeyi deneyip farklı sonuç almaya çalışmaya ne denir? Ersun Yanal’ın sadece Fenerbahçe kariyerinde değil, Türkiye’de büyük takımlar kariyerindeki de son maçı mı oldu şimdi? Maçın starı Onyekuru bir 10 dakika kadar Diaby’e bağlasa da bir şekilde hızı ve golü iyi koklaması ile derbi tarihine damga vuran isim oldu. Ömer Bayram, Donk ve Seri de ekstra oynadılar. Maçın olayıFatih Terim’in ikinci sarıyı görüp atılmasın diye oyundan almaya çalıştığı Belhanda’nın bir şekilde çıkarken bile kırmızıyı görmeyi başarması. Galatasaray o andan sonra galibiyeti koruyamasaydı, Belhanda çok daha büyük olay olurdu. Kısa mesaj Kadıköy’de yıllar sonra gelen galibiyet Galatasaray’ın şampiyonluk şansını fazlasıyla arttırdı. Fenerbahçe’de teknik direktörün değişmesi yetmez, yeni sezona mutlaka iyi seviyede bir yeni stoper, bir alternatif sol bek ve kenar forvet takviyeleriyle başlamalı.”

20200223-2-40997271-52437725-web.jpg

ERMAN TOROĞLU (SABAH)

“Maçın yorumunu yapacağım; yok 4-4-2, yok 4-4-3, yok alan savunması, yok adam adama, hiçbirini size yazmayacağım. Size tek bir cümle yazacağım. Maçın analizi bu!90 dakikada Muslera'yı yatarken kaç kere gördünüz? Bir kere, o da Ekici'nin şutunda… Ondan sonra Muslera'yı yerde gördünüz mü? Hayır… Bu şu demek; Fenerbahçe'nin zavallı futbolu, Galatasaray'ın mücadelesi. Maçın etkili adamı Onyekuru, biraz daha güçlü olsa maç 6-1, 7-1 biterdi. Peki Fenerbahçe buraya nereden geldi? Ali Koç-Ersun Yanal ikilisiyle geldi. Her maçtan sonra TFF Başkanı'nı arayıp, hakemleri kötüleyip, seyirciye yağ çekip, rakiplerini aşağılayıp, kendi futbolcusu ile ilgili hiçbir şey yapmayan teknik direktörünün arkasına saklanırsan olacağı buydu. Ali Koç, çok büyük bir primle geldi. Ama yokuş aşağı gitmeye başladı bütün hızıyla. Bir kulüp yönetimi nerede hata yaptığını, neden yaptığını aynaya bakıp sorgulamazsa sonucu böyle olur. Bugün Fenerbahçe seyircisi, "Kardeşim biz Aziz Yıldırım'dan hakikaten çok çektik. Ama bugün Ali Koç'u gördükten sonra Aziz Yıldırım'ı arıyoruz" diyor. Bakınız şu ana kadar maçın taktiği, tekniği ile ilgili konuşmadım. Çünkü bu maçın tekniği taktiği olmaz. Bu tip maçlarda futbolcu sahaya yüreğini koyar. Ama siz hep hakemden, federasyondan şikâyet ederseniz ve hiçbir şey oynamayan futbolcularınızı, bir şey yapmayan teknik direktörünüzü korursanız düşeceğiniz şekil bu. G.Saray aman aman mı oynadı? Hayır. 11 kişi beraber oynadılar. Birbirlerine yardım ettiler. Hata yapmadılar mı? Yaptılar. Ama her hata yapan arkadaşının hatasını kapattı. Hakem ufak tefek hatalarına rağmen bu kadar art niyetli futbolcuların olduğu bir sahada bence mükemmele yakın bir maç yönetti. Neden biliyor musunuz? O eyyamcı, kaşar hakemlere alıştığımız için futbolcular da bunlara alıştıkları için bu tarz hakemler onlara ters gelirler. Dün akşamki hakem idaresi bence inşallah bir devrin bitmesi, yeni bir devrin başlaması olur.”

20200223-2-40997271-52437728-web.jpg

Yeniçağ

VİDEO GALERİ
Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE