5 ay önce | Okunma Sayısı : 278
Mehmet Şimşek: Ekonomimiz istikrarlı büyüyor, hedeflerimize yaklaşıyoruz
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin 2025 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 4,8 büyüdüğünü açıkladı. Şimşek, büyümede takvim etkisi ve geçen yılın düşük bazının da rol oynadığını vurgularken, enflasyonda düşüşün sürdüğünü ve ekonominin güçlü yapısıyla yoluna devam ettiğini ifade etti.
Bakan Şimşek, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, uygulanan ekonomik program sayesinde tüketim ve yatırımların dengeli şekilde ilerlediğini, imalat sanayinin ise son 12 çeyreğin en iyi performansını gösterdiğini belirtti.
Dış ticaret dengesine de değinen Şimşek, ticaret ortaklarının görece düşük büyümesine rağmen Türkiye'nin cari açığını milli gelirin yüzde 1,3’ü seviyesinde tutmayı başardığını söyledi. Bu oran, sürdürülebilir bir cari denge için olumlu bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Türkiye'nin küresel sıralamadaki konumuna da değinen Şimşek, Dünya Bankası’nın sınıflamasına göre 2025 yılında “yüksek gelirli ülkeler” grubuna girme ihtimalinin arttığını söyledi. Bu hedef, Türkiye'nin uzun vadeli kalkınma vizyonunda kritik bir eşik olarak görülüyor.
Bakan Şimşek, açıklamasında ayrıca 2026–2028 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Program’ın (OVP) yakında kamuoyuna açıklanacağını duyurdu. Programın temel öncelikleri arasında fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve refah artışı yer alacak.
"Kazanımlarımızı daha da ileriye taşıyacak Orta Vadeli Programımızı yakında kamuoyu ile paylaşacağız. Programımızı kararlılıkla uygulamayı sürdüreceğiz," diyen Şimşek, reform odaklı yaklaşımın devam edeceğini vurguladı.
Uzmanlar ne diyor?
Ekonomistler, büyümenin özellikle imalat sanayi ve teknoloji yoğun sektörlerden geldiğini belirtirken, düşük cari açık ve dengeli iç talebin olumlu sinyaller verdiği görüşünde. Ancak kalıcı refah artışı için enflasyonun daha da düşmesi ve yapısal reformların hızlanması gerektiği vurgulanıyor.
Finansal koşullar ve küresel riskler
Bakan, önümüzdeki dönemde küresel finansal koşulların iyileşmesini ve belirsizliklerin azalmasını beklediklerini belirterek, bu ortamda Türkiye ekonomisinin potansiyel büyümesine daha da yaklaşacağını ifade etti.