5 ay önce | Okunma Sayısı : 231
Eksi netle üniversiteye giriş tartışması büyüyor
Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) baraj puanı uygulamasının kaldırılmasının ardından, sıfır ya da eksi netle üniversiteye yerleşen adaylar bir kez daha gündemde. Bu yıl, 179 adayın sıfır net yaptığı halde çocuk gelişimi, odyometri, diyaliz gibi ön lisans programlarına yerleştiği açıklandı.
Baraj kalktı, başarı kriteri düştü
2022 yılında kaldırılan baraj puanı sonrası, YKS’de puan hesaplaması için yalnızca TYT’de Türkçe ya da Matematik testlerinden 0,5 net yapmak yeterli hale geldi. 4 yıllık bölümler içinse, AYT’de herhangi bir testten 0,5 net yapılması yeterli sayılıyor. Bu sistem, düşük net yapan adaylara da tercih hakkı tanırken, eğitim niteliği açısından tartışmaları beraberinde getiriyor.
Eksi netle girilen bölümler dikkat çekiyor
Türkiye Gazetesi’nden Mahmut Özay’ın habere göre, bu yıl da eksi netle üniversiteye yerleşen adaylar oldu. Söz konusu bölümler arasında yalnızca meslek yüksekokulu programları değil, aynı zamanda grafik tasarımı, çocuk gelişimi, sosyal hizmet, mimari restorasyon, uluslararası ilişkiler gibi daha nitelikli alanlar da bulunuyor.
Geçmiş yıllarda da benzer tablo vardı
Bu durum yeni değil. 2023’te 107 aday, 2024’te ise 203 aday, sıfır ya da eksi netle üniversiteye yerleşmişti. Bu yıl sayı 179 olarak kaydedildi. Uzmanlar, baraj puanının kalkmasıyla üniversiteye girişin “biçimsel bir hak” haline geldiğine dikkat çekiyor.
Eğitimcilerden sistem değişikliği önerisi
Eğitimciler, mevcut sistemin niteliği düşürdüğünü savunarak iki temel öneride bulunuyor:
Puan hesaplaması için tüm testlerde en az 0,5 net zorunluluğu getirilmeli.
Puan hesaplamasına kaynaklık eden testlerin toplamında net sıfırın altındaysa, o adaya puan hesaplanmamalı.
Bu önerilerle, üniversiteye girişin en azından temel bir başarı düzeyine bağlanması hedefleniyor.
Kritik sorular gündemde
Eksi netle üniversiteli olan adaylar devlet bursu da kazanabiliyor. Bu durum, hem kamu kaynaklarının kullanımı hem de üniversite eğitiminin kalitesi açısından ciddi tartışma yaratıyor. “Üniversiteli olmak için sınavda başarısız olmak yeterli mi?” sorusu, her geçen yıl daha yüksek sesle soruluyor.